Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8517 E. 2023/4055 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8517
KARAR NO : 2023/4055
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

Suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ve … hakkında katılanlar … …, … , … ve …’e karşı kasten yaralama suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ve … hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan beraat, suça sürüklenen çocuklar … , …, …, … ve … hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuklar … , …, …, … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 Tarihli ve 2019/366 Esas, 2021/659 Karar Sayılı Kararı ile
1. Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

3. Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

4. Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5. Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

6. Suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ve … hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 Tarihli ve 2022/890 Esas, 2022/1515 Karar Sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar Kemal, Sedef, … ve … … vekili, katılan kurum vekili ve suça sürüklenen çocuklar …, …, … , … ve … müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri, beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna,

2. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sübuta, suç vasfına,

3. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri, gerekçeye, sübuta, suç vasfına,

4. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri, sübuta, suç vasfına,

5. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri, sübuta, suç vasfına, haksız tahrike,

6. Suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz nedenleri, sübuta, suç vasfına, haksız tahrike,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk … ile maktul … arasında tanık …’nun, …’ın önceki sevgilisi, maktulün daha sonraki sevgilisi olması nedeniyle husumet bulunduğu, olay öncesinde … ile

maktulün sosyal medya üzerinden tartıştıkları, bu durumu konuşmak için buluşmaya karar verdikleri, buluşma öncesinde …’ın, suça sürüklenen çocuk …’a mevcut durumdan bahsederek yanında olmasını istediği, ancak …’ın, …’ın teklifini işi olduğu gerekçesiyle reddederek suça sürüklenen çocuk … ile …’ın buluşmasına aracılık ettiği, …’ın yanında suça sürüklenen çocuklar … ve … bulunduğu halde … ile buluştukları ve ilk kez bu sırada tanıştıkları, tanışma sırasında …’in yanında suça sürüklenen çocuklar … ve … ‘ın da bulunduğu, …’ın, maktul ile aralarındaki durumu …’e anlattığı, ardından maktul ile …’ın ortak arkadaşları olan …’ın telefonu aracılığıyla maktul ile …’ın ve maktulun ağabeyi katılan … ile … ve …’in konuştukları ve Amfi Park isimli yerde buluşmaya karar verdikleri, bu esnada maktulun, olayın öncesinden habersiz olan ağabeyleri … …, … ile ağabeylerinin arkadaşları katılanlar … , … ile tanıklar … … ve …’ın olay yerinin yanında bir kafeteryada oturmakta oldukları, suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ve … ‘ın birlikte, maktulün de ağabeyleri … …, … ve ağabeylerinin arkadaşları … , …, … … ve … ile birlikte olay yerine geldikleri, suça sürüklenen çocuk …’in üzerinde bıçak bulunduğu, iki grup arasında karşılıklı konuşmalar yapıldığı sırada … ‘ın telefonla olay yerine suça sürüklenen çocuk … ‘i çağırdığı, bu aşamada, taraflar arasında uzlaşma zemini oluştuğu, hatta karşılıklı olarak el sıkıştıkları ve olayı tatlıya bağlayarak olay yerinden ayrılmak üzere oldukları sırada maktul … yanındakiler geldikleri kafeye doğru giderlerken o esnada kalabalık içerisinde bulunan …’i tanıyan … ‘in olay yerinde arkadaşı …’un bulunması sebebi ile kalabalığın kavga edeceğini düşünerek koşarak olay yerine geldiği, aynı zamanda … ile birlikte olay yerine, yine suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’in de motosiklet ile geldikleri, …’nın beraberinde getirdiği çantasından çıkardığı ele geçirilmeyen bıçağı teşhir edip “buraya gel lan” diye bağırarak geldikleri kafeye geri dönen maktulun de içinde bulunduğu gruba doğru yürümeye başladığı, araya … ‘nın girerek … ‘den elindeki bıçağı indirmesini istediği, … ‘in ise indirmeyeceğini söylediği, bu esnada ardı ardını takip eden eylemlerle …’ın eline sardığı metal cisimle … ‘nın sol gözünün altına yumruk attığı, …’in … ‘ya uçan tekme attığı, … ‘in elinde bulunan bıçağı almak amacıyla onun ile boğuşan … ‘nın arka tarafına geçen …’ın ise üzerinde taşıdığı bıçağı … ‘nın sağ bacağının arka tarafına soktuğu, ardından da bu bıçağı maktulün batın boşluğuna sapladığı, …’un da kavgaya müdahil olduğu, kavga sırasında üzerinde getirdiği bıçağı da çıkardığı, kavganın ortasında kalan … ve …’in de yaralandığı, “polis geliyor” şeklindeki bir ses üzerine suça sürüklenen çocukların olay yerinden kaçtıkları belirlenmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuklar üzerlerine atılı suçlamaları inkar etmişlerdir.

3. … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2019 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı, … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 11.09.2019 tarihli otopsi raporu ve Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 26.08.2020 tarihli raporuna göre, maktulün, kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması ve büyük damar delinmesinden gelişen iç kanama sonucu öldüğü tespit edilmiştir.

4. Katılan beyanları, tanık beyanları, adlî raporlar, olay yeri inceleme raporlar, uzmanlık raporları, HTS kayıtları, kamera görüntüleri çözüm tutanakları, bilirkişi raporları, adlî sicil ve nüfus kayıtları dosya kapsamında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni yapılan “suça sürüklenen çocuklar … , …, …, … ve …’tan alınmak üzere katılan … lehine vekalet ücreti ödenmesine ilişkin” uygulama dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan Kurum Vekilinin, Beraat Hükümlerinin Hatalı Olduğuna, Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin, Gerekçeye, Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin, Eksik İnceleme ile Hüküm Kurulduğuna, Suça Sürüklenen Çocuklar …, …, … , … ve … Müdafiilerinin, Sübuta ve Suç Vasfına, Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Müdafiilerinin, Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Nedenleri Yönünden;
Suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ve … ‘ın diğer suça sürüklenen çocukların eylemlerine iştirak ettiklerine dair bir her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Olay ve Olgular başlığındaki delillere göre dava dosyasının tekemmül ettirilerek karar verildiği, Olay ve Olgular başlığındaki deliller ve tüm dosya kapsamına göre eylemlerin suça sürüklenen çocuklar …, …, … , … ve … tarafından gerçekleştirildiği, Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki anlatıma göre, suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve …’in karşı tarafa yönelik eylemlerinin verdiği karışıklık ve zarar ile katılanların suçun işlenmesine mani olmasını engelleyerek fiil üzerinde ortak hakimiyet sağladıkları ve dolayısıyla suça sürüklenen çocuk …’a verdikleri destekle suça sürüklenen çocuk …’ın maktulü bıçaklayarak öldürdüğü anlaşıldığından, meydana gelen ölümde suça sürüklenen çocuklar …, …, … , … ve …’in müşterek fail olarak sorumlu oldukları, suçta kullanılan bıçağın elverişliliği, maktulün hayati organlarının bulunduğu bölgenin hedef alınarak eylemin gerçekleştirilmesi, maktulün 18 yaşından küçük olması hususları birlikte değerlendirildiğinde suç vasfının nitelikli kasten öldürme olduğu, maktulden suça sürüklenen çocuklar …, …, … , … ve …’e yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece yapılan uygulamalar hukuka uygun bulunmuştur.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuklar …, …, …, …, … Ve … Hakkında Katılanlar … …, … , … Ve …’e Karşı Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Beraat Hükümlerinin İncelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin olduğundan, katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuklar …, …, …, …, … Ve … Hakkında Maktule Karşı Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Beraat, Suça Sürüklenen Çocuklar … , …, …, … Ve … Hakkında Maktule Karşı Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Mahkumiyet Hükümlerinin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/890 Esas, 2022/1515 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve suça sürüklenen çocuklar …, …, … , … ve … müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Tüm dosya kapsamına üzere,
Suça sürüklenen çocuk … ile maktul arasında kız arkadaşı meselesinden dolayı husumet bulunduğu, tarafların sosyal medya üzerinden konuşarak buluşmaya karar verdikleri iki tarafında buluşma yerine arkadaşlarını veya akrabalarını götürdüğü ilk başta konuşup uzlaştıkları ve maktul ile

kardeşleri ve arkadaşlarının olaydan önce oturdukları cafeye doğru yürüyerek uzaklaştıkları esnada arkadaşlarının kavga ettiği haberini alan suça sürüklenen çocuklar … , …, … ve …’in olay yerine gelir gelmez … ‘in bıçak çıkartarak gitmekte olan mağdurlara hitaben “gel lan buraya” diye bağırması üzerine maktulün grubunda bulunan ağabeyleri … … ile … ‘nın ve bazı mağdurların geri dönüp … ‘i sakinleştirmek istedikleri, bu sırada maktulün onlardan daha uzak bir konumda bulunduğu, … ‘in sakinleşmemesi üzerine iki grup arasında kavga ve arbede çıktığı, … ve ilk grupta bulunan suça sürüklenen çocuk …’in de bıçaklarını çıkardıkları, … …, … , … ve …’i yaraladıkları, bu sırada kavga ortamını gören maktulün de bulunduğu yerden buraya doğru geldiği ve kamera görüntülerine göre henüz kavganın tam ortasına gelmeden daha kenarda bir yerde iken suça sürüklenen çocuk … tarafından göğsünden bir kez bıçaklanması üzerine dönüp daha önce oturduğu cafeye gittiği ve orada yere yığıldığının görüldüğü sübut bulmuştur.
Her ne kadar sayın çoğunluk suça sürüklenen çocuklar … , … ve …’ın kasten öldürme suçundan TCK’nin 37. maddesi gereğince sorumlu tutulmalarına ilişkin kararın isabetli olduğuna hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum. Şöyle ki, olayın asıl tarafları arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmamaktadır. Arkadaşlarının kavga ettiğini düşünüp destek amacıyla gelen ikinci gruptaki suça sürüklenen çocuklar ise ne olayın mahiyetini bilmekte ne de maktul tarafını tanımaktadır. Birçok kişide bıçak ve diğer kesici delici aletler bulunmasına ve maktul tarafındaki birçok kişi yaralanmasına rağmen hiçbirisine öldürücü darbe vurulmamıştır. Kavgaya karışanların kastının yaralama olduğu aşikardır. Görüntülere göre maktul kavga başladıktan sonra olay yerine gelmekte ve henüz kalabalığın dışında iken suça sürüklenen çocuk …’ın ani gelişen kastı ile göğsüne bir tek darbe almış ve ölmüştür.
… bu fiili tek başına ani bir kasıtla gerçekleştirmiş olup olay yerindeki diğer suça sürüklenen çocukların maktule hiçbir müdahalesi olmamıştır. Diğer suça sürüklenen çocuklar o sırada başka mağdurlar ile kavga ettiklerinden maktulün bıçaklandığını görme, bu fiile yardım etme, iştirak etme ya da engelleme imkanına da sahip değillerdir. Diğer suça sürüklenen çocukların öncesinde haberdar olmadıkları, olay sırasında görmedikleri ve ani gelişen bu neticeden ne TCK’nin 37 ne de TCK’nin 39. maddesi anlamında sorumlu tutulmaları mümkün olmadığından atılı suçtan beraat etmeleri gerektiğini ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum. 23.06.2023