YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10716
KARAR NO : 2023/2105
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla, miktar itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında 2016 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 106 ada 1 parsel sayılı 4.267.073,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda kadastro çalışmaları yapılırken zilyetliğinde bulunan yaklaşık 20 dönümlük bir alanın da orman parseli içinde bırakıldığını, oysa bu kısmın 01.07.1996 tarihli satış senedi ile dava dışı … tarafından babası … .’e satıldığını, babasının da 10.06.1999 tarihli satış sözleşmesi ile kendisine sattığını, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin 100 yılı aştığını açıklayarak, dava konusu alanın 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile 25.12.2018 havale tarihli rapor ve rapor ekindeki krokisinde A harfi ile gösterilen 8.723,25 m² yüzölçümlü taşınmazın son parsel numası verilmek sureti ile tarla vasfı ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazın tamamının orman vasfında olduğunu, çevresindeki ormanlık alan ile bir bütünlük oluşturduğunu, dört bir yanının orman sınırları içerisinde yer aldığını ve orman bütünlüğü içerisinde kaldığını, yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu edilen alanların 106 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı ve orman içi açıklık durumunda olduğu, orman içi açıklıkların hangi nedenle olursa olsun özel mülkiyete konu olamayacağı, keşifte uygulanan mahkeme kararında mahalli bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri sınırların her yere uyabilecek çalılık, taş ve kayalık sınırları olduğu, bu haliyle bu kararın çekişmeli taşınmazlara uyduğunun ispatlanamadığı, bu mahkeme kararı dava konusu yere ait olsa bile belirtilen davada ormanın da taraf olmadığı nazara alındığında bu kararın dahi orman açısından hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle, davalı Hazine ve Orman İdaresinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 15.10.2019 tarih 2019/703 Esas ve 2019/1386 Karar sayılı ek kararıyla, dava değeri itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın orman içi açıklık olmadığını ve orman olmadığına ilişkin raporlar bulunduğunu, Artova Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/199 sayılı kararının kesin hüküm oluşturduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Anayasa’nın 36 ncı maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Dava, kadastro mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusu neticesinde verdiği 13.09.2019 tarihli karar, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 6 ncı maddesi karşısında miktar itibariyle kesin nitelikte olmayıp temyizi kabil nihai karar olduğundan, temyiz talebinin reddine ilişkin usul ve kanuna aykırı Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
(V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
(V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
88,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 91,90 TL’nin temyiz eden davacı …’den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.