Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/15499 E. 2013/13839 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15499
KARAR NO : 2013/13839
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ün, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın yaşına uygun bir eğitim kurumuna devam etmesi koşuluyla 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair MANİSA 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2006 tarihli ve 2006/68-52 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01.04.23013 gün ve2013/5106/21545 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2013 gün ve 2013/128453 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2006 tarihli kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 tarihli ve 2011/6-386 esas, 2012/99 sayılı kararında belirtildiği üzere kanun yolu merciinin bildirilmemesinin kesinleşmeye engel olmadığı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde yer alan “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesinde isabetgörülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 Sayılı CMK.’nın 231.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, hükmolunan ceza süresine göre değerlendirilmesi gereken ve kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 gün, 2010/70-159 sayılı kararında da belirtildiği gibi, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle
hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. Bu itibarla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde öncelikle mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (MANİSA) 4.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 06.02.2006 gün ve 2006/68-52 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.