Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/7005 E. 2023/6396 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7005
KARAR NO : 2023/6396
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/21 Esas, 2014/96 Karar
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

… 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2014 tarihli ve 2013/21 Esas, 2014/96 sayılı Kararının sanık … müdafii ile suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet vermeye teşebbüs suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2013 tarihli ve 2013/1210 Esas, 2013/2821 Soruşturma, 2013/83 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası ve 35 nci maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi, 54 üncü ve 58 inci maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2…. 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2014 tarihli ve 2013/21 Esas, 2014/96 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna, 58 inci maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve adli emanette kayıtlı CD nin dosyada delil olarak saklanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekilinin temyiz istemi; katılma talebine ve vekalet ücretine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi; kendisine iftira atıldığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
3.Sanık müdafii 09.04.2014 tarihli dilekçesinde; kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Uyuşturucu madde bulundurmak suçundan polis merkezine getirilen yakınını görmek isteyen sanığın talebinin kabul edilmemesi üzerine polis memuru Ali Haydar’ın masasındaki evrakın arasına gelecek şekilde toplamda 250 TL para bıraktığı, bu sırada odadan çıkacakmış gibi kapıya yönelen polis merkezi amiri olan katılan …’nın sanığı gözetlediği, sanığın para bıraktığını görmesi üzerine de yasal işlem yapılması talimatını verdiği, bu şekilde sanığın rüşvet vermeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı anlaşılmıştır.
Rüşvet suçunun oluşabilmesi için yapılan işin kamu görevlisinin görevine giren bir iş olması ve rüşvet sonucu yapılması istenilen belirli eylem ile görev arasında mutlak bir bağın varlığının bulunması gerektiği gözetildiğinde; olay tarihinde sanığın rüşvet teklif ettiği iddia edilen polis memurlarının sanığın yakını hakkındaki uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturmada görevli olup olmadıklarının ve gözaltındaki kişi ile görüştürme yetkisinin kimde olduğunun tespiti ile söz konusu dosyanın denetime olanak verecek şekilde onaylı bir suretinin dosya arasına getirtilmesinden sonra, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2014 tarihli ve 2013/21 Esas, 2014/96 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.