Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4110 E. 2023/4449 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4110
KARAR NO : 2023/4449
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1669 E., 2022/2623 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/72 E., 2021/60 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen aidiyet ve tarım bağ kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararını kaldırarak davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Çukurköy Mah.’de oturduğunu, geçimini tarım faaliyetlerinde bulunarak sağladığını, SGK kayıtlarında görünen faturaların davacıya ait olduğunu, faturalarda davacının isminin yazdığını ancak baba adı ve diğer hususların yer almadığı için SGK bu faturaların yeterli bilgi içermemesi nedeniyle geçmişe yönelik SGK lı olma talebini kabul etmediğini, bu nedenle Hasan Kulaoğlu, … ve diğer işletmeler tarafından davacı adına düzenlenen faturalarda yer alan …’ün davacı olduğunun tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddi gerektiğini, davacının Bağkur sigortalılığının tescilinin mümkün olmadığını, 1479 sayılı Kanun’un geçici 18 inci maddesi gereği 04.10.2000 tarihi öncesi sigortalılığının tescilinin mümkün olmadığını, mahkemece davacının çekişmeli dönemde oturduğun yerin belirlenmesi gerektiğini, tarımsal amaçlı kredi kullanıp kullanmadığının sorulması gerektiğini, ürün teslimatından dolayı prim kesintisinin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, istenilen dönemde müstahsil belgelerinin mevcut olup olmadığını, tevkifat bulunmayan yıllara ilişkin olarak davacının sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde başvuru, prim ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu durumun sunulan deliller ve belgelerle ispatlanacağını, belirtilen nedenler gereği davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2021 tarihli ve 2020/72 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararıyla;
Davanın kabulü ile, … vergi nolu … tarafından düzenlenen 1995 yılı ekim ayı Bağ-kur çiftçi primleri tevkifat bildirimi ve … vergi nolu … tarafından düzenlenen 2000 yılı ekim ayı ve 2001 yılı ocak ayı Bağ-kur çiftçi primleri tevkifat bildirimi ve…vergi nolu … tarafından düzenlenen 1999 yılı ekim ayı Bağ-kur çiftçi primleri tevkifat bildirimi listesinde yer alan …’ün baba adının Gani doğum tarihinin 13.01.1971, doğum yerinin Çukurköy olarak düzeltilmesi ile, belirtilen bu tevkifat kesintilerinin … TC kimlik ve 7275285034 Tarım Bağ-kur numaralı Nadir Gülün hesabına aktarılarak davacı …’ün 01.11.1995 tarihi itibariyle tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2021 tarihli ve 2021/895 Esas, 2021/1774 Karar sayılı kararıyla;
… adına, … unvanlı firma tarafından düzenlenen 1995 yılı Ekim ayına ilişkin, … unvanlı firma tarafından düzenlenen 1999 yılı Ekim ayına ilişkin, … unvanlı firma tarafından düzenlenen 2000 yılı Ekim ve 2001 yılı Ocak aylarına ilişkin, … unvanlı firma tarafından düzenlenen 2002 yılı Kasım ayına ilişkin, Nekalp Tarım Ürünleri Gıda Tic. Ltd. Şti. unvanlı firma tarafından düzenlenen 2003 yılı Kasım ayına ilişkin, Sakıpağa Süt unvanlı firma tarafından düzenlenen 2004 yılına ilişkin tevkifat bildirim listelerindeki kişinin davacı olduğu ve davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının, tevkifatın takip eden ay başından o yılın sonuna kadar olduğu ve makul süre gözetilerek Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, başlangıç tarihi belirtilmek suretiyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkin kurulan hükmün, HMK 297 hükümlerine aykırı olarak infaza elverişsiz ve tereddüte mahal bırakacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş, belirtilen hatanın giderilmesi ise, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği gerekçesiyle;
Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle; Tire 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin, 05.02.2021 tarihli, 2020/72 E, 2021/60 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile;
… tarafından düzenlenen 1995 yılı Ekim ayı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirim listesinde, … tarafından düzenlenen 1999 yılı Ekim ayı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirimi listesinde, … tarafından düzenlenen 2000 yılı Ekim ayı, 2001 yılı Ocak, 2002 yılı Kasım ayı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirimlerine ilişkin listelerde, Sakıpağa Süt unvanlı firma tarafından düzenlenen 2004 yılı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirimlerine ilişkin listesinde yer alan …’ün baba adının Gani doğum tarihinin 13.01.1971, doğum yerinin Çukurköy olarak düzeltilmesi ile, belirtilen bu tevkifat kesintilerinin … TC kimlik ve 7275285034 Tarım Bağ-Kur numaralı Nadir Gülün hesabına aktarılarak, davacı …’ün 01.11.1995 – 31.12.1995 ve 01.11.1999 – 31.12.2004 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.04.2022 tarihli 2022/2352 Esas, 2022/5010 Karar sayılı Bozma ilamında;
Eldeki davada; Mahkemece, nüfus kayıtlarından araştırma sadece ilgili İlçe Nüfus Müdürlüğünden değil, aynı yerde (…’de) davacıdan başka bildirilecek … isminde bildirilen kişilerin adres-ikamet bilgileri ile birlikte nüfus bilgileri de temin edilerek dava konusu hakkında bilgilerine başvurulmalı, İlçe nüfus müdürlüğünden tespit edilen ve beyanına başvurulan diğer … isimli şahsın her ne kadar şahsi sicil dosyasında … adına tevkifat listesi bulunmadığı anlaşılmış ise de; dosya içerisinde yer alan yerleşim yeri bilgilerinin 2007-2018 arası dönemi içermesi karşısında, muhtarlıktan da adres kayıt bilgileri getirtilmeli, tüm bu deliller toplandıktan sonra hasıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Uyulan bozma ilamı gereğince … T.C. Kimlik numaralı …’ün; 1995 – 2005 yıllarını kapsayan dönemde kayıtlı olduğu adres bilgileri Buca/İnkılap Mahallesi muhtarlığından; 1995 – 2005 yıllarını kapsayan dönemde çalıştığı işyeri unvan ve adresleri ile bu dönemde Kuruma verdiği ve adresini içeren belge örnekleri zmir SGK İl Müdürlüğünden, … ve İlçelerinde nüfusa kayıtlı … isimli kişilere ilişkin T.C. Kimlik no ve kimlik bilgilerinin gönderilmesi … İl Nüfus Müdürlüğünden, … vergi kimlik, … T.C. Kimlik no’lu …’ün kayıtlardaki adres bilgileri Kadifekale ve Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüklerinden istenmiş olup; gelen kayıtların incelenmesinden, davacı dışında daha önce tespit edilen … adlı kişi isinde kişi kaydının bulunmadığı sonucuna ulaşılmış; uyulan bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda,
Davanın kısmen kabulü ile … tarafından düzenlenen 1995 yılı Ekim ayı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirim listesinde, … tarafından düzenlenen 1999 yılı Ekim ayı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirimi listesinde, … tarafından düzenlenen 2000 yılı Ekim ayı, 2001 yılı Ocak, 2002 yılı Kasım ayı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirimlerine ilişkin listelerde, Sakıpağa Süt unvanlı firma tarafından düzenlenen 2004 yılı Bağ-Kur çiftçi primleri tevkifat bildirimlerine ilişkin listesinde yer alan …’ün baba adının Gani doğum tarihinin 13.01.1971, doğum yerinin Çukurköy olarak düzeltilmesi ile, belirtilen bu prim kesintilerinin … TC kimlik ve 7275285034 Tarım Bağ-Kur sigorta sicil numaralı …’ün hesabına aktarılarak, davacı …’ün 01.11.1995 – 31.12.1995 ve 01.11.1999 – 31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: kısmen ret kararının hatalı olup tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı vekili: tevkifat ve tarımsal faaliyetin olmayıp, eksik inceleme ile karar verildiğini öne sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına düzenlenen faturalarda yer alan …’ün davacı olduğunun tespiti ile tarım bağ kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7’inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2’inci, 3’üncü, 6’ıncı, 9’uncu ve 10’uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.