Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8338 E. 2023/2446 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8338
KARAR NO : 2023/2446
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belirlenen günde temyiz eden davacı vekili Av. … geldi. Davalılar vekili Av. …’ün 09.05.2023 tarihli mazeret dilekçesinin reddine karar verildi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Almanya’da ikamet ettiğini ve Konya ….’den bir taşınmaz satın almak istediğini, bunun üzerine dayısı …’in Ziraat Bankası Konya/….. şubesinden kullanmış olduğu konut kredisine istinaden dava konusu 473 ada 166 parselde kain 5 No.lu bağımsız bölümü satın aldığını, ancak yurt dışında olmasından dolayı tapu kaydının 28.03.2019 tarihinde dayısı adına tescil edildiğini, kredi taksitlerinin ise 17.01.2016 tarihinden 19.01.2019 tarihinde kadar müvekkili tarafından, dayısı …., dayısının eşi….ve kızı…. ile dava dışı akrabaları adına ….. aracılığıyla para gönderilmek suretiyle ödendiğini, taşınmazın iskan ruhsatının alınması için gerekli bedelin de yine müvekkilince müteahhit/önceki malik…..’e elden ödendiğini, bu süre içerisinde taşınmazın dayısı tarafından kiraya verildiğini ve kira bedellerinin de müvekkiline gönderildiğini,

2. Müvekkilinin dayısı ….. 09.10.2019 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları olan davalılardan tapu devrinin talep edildiğini, ancak tapuyu devretmedikleri gibi 12.06.2020 tarihli intikal işlemi ile taşınmazı adlarına tescil ettirdiklerini ileri sürerek, dava konusu 5 No.lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı taktirde müvekkilince ödenen 100.000,00 TL’nin dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin tespit edilerek ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş; dava konusu bağımsız bölümün müvekkillerinin murisi Mehmet tarafından 27.09.2018 tarihli “daire satış sözleşmesi” ile dava dışı müteahhit/önceki malikten satın aldığını, murisin taşınmaz bedelini ödeyebilmek için bankadan kredi çektiğini ve bu krediyi aylık taksitler halinde ödemeye başladığını, 09.10.2019 tarihinde vefatından sonra ise aylık kredilerin sigorta tarafından ödendiğini, taşınmazın, davacının ödeme yaptığını iddia ettiği tarihlerde satın alınmadığı gibi kredinin de bu tarihlerde çekilmediğini, davacının iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça, dava dışı kişiyle yapılan yazışmaların ve ….aracılığıyla gönderilen paralara ilişkin dekontların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de yazılı delil başlangıcı mahiyetindeki belgelerin karşı tarafın elinden çıkmış olması gerektiği, bu nedenle dava dışı kişiyle yapıldığı ileri sürülen yazışmalara ilişkin belgeler ile dava dışı müteahhitten alınmış iskan ruhsatı bedelinin davacı tarafından ödendiğine ilişkin makbuzun yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olmadığı, davacı asilin duruşmadaki beyanı ve dava dilekçesinin ekinde sunulan havale listesi ile sabit olduğu üzere, para havalelerine ilişkin işlemlerde, paranın gönderiliş amacına ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, davacı tarafın dayandığı belgelerin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olmadığından tanık dinlenemeyeceği, bu hali ile inançlı işlemin ispatlanamadığı;

2. Davacı tarafın inançlı işlemi yazılı delille ispatlayamaması üzerine, davalıların isticvabına karar verilmiş olup davalıların inançlı işlemin varlığını kabul etmedikleri, bu nedenle davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı ve yemin teklifinin davalılarca eda edildiği; davalılar ve murislerine yapıldığı iddia edilen havale işlemlerinde ise herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, havalenin bir ödeme aracı olup havale işleminin kural olarak bir borcun ödenmesi için yapıldığı yönünde kanuni karine olduğu, bu nedenle somut olayda ispat yükünün, havalenin inançlı işleme dayalı olarak yapıldığını ileri süren davacı tarafta olduğu, davacının iddiasını ispatlar bir delil sunamadığı gibi davalıların yemin beyanlarında davacı tarafından yapılan ödemelerin kendisinin murislerine olan borcunun ödenmesi için yapıldığını ifade ettikleri, bu beyanlarının vasıflı ikrar mahiyetinde olmayıp kanuni karinenin tekrarından ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı …..ile yapılan yazışmaların ve ….. aracılığıyla gönderilen paralara ilişkin dekontların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, bu nedenle tanık dinlenebileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelere uygun olup, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1 inci bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ile davalıların murisi arasında var olduğu iddia edilen inanç ilişkisinin kanıtlanıp kanıtlanamadığı, davacı tarafça sunulan belgelerin yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.