YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11855
KARAR NO : 2012/47561
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığının ihlali, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre söz konusu hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5271 Sayılı CMK’nın 253/3.maddesinde 26.06.2009 tarihinde 5918 Sayılı Kanun’un 8.maddesi ile değişiklik yapılmadan önce hırsızlıkla birlikte işlenen konut (işyeri) dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma hükümleri kapsamında kaldığı gözetilip, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre katılan …’in işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan … maddi bir zararının belirlenemediği, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.