Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6459 E. 2023/3909 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6459
KARAR NO : 2023/3909
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında Van ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 104 ada 13 parsel sayılı 4.028,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile …, …, … ve … adlarına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; kadastro tespiti sırasında firari ve mütegayyip eşhastan Hazine’ye intikal eden taşınmazlara ilişkin tahrir kayıtlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.

3. Davacı Hazine vekili 27.04.2012 tarihli keşif sırasındaki beyanında ise, dava konusu taşınmazın firari ve mütegayyip kişilerden kaldığı ve ayrıca davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının bulunmadığı iddiasına dayanmıştır.

II. CEVAP
Davalı … ve müşterekleri vekili 27.04.2012 tarihli keşif sırasındaki beyanında, çekişmeli taşınmazın tespit maliklerine irsen intikal yolu ile isabet ettiğini ve zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2012 tarihli ve 2007/4740 Esas, 2012/494 Karar sayılı kararı ile çekişmeli taşınmaz ile bu taşınmaza komşu mera taşınmazı arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunmadığı, bu haliyle taşınmazın mera bütünlüğünün kapsamında olup, meradan açıldığının kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kamu orta malı – mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili ve davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.04.2016 tarihli ve 2016/3172 Esas, 2016/3588 Karar sayılı kararıyla “taraf teşkilinin dava koşulu olup, usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamayacağı, somut olayda davalı … adına çıkartılan duruşma günü ve dava dilekçesine ilişkin tebligatların, herhangi bir şerh verilmeksizin köy muhtarı …’ya tebliğ edildiği, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinde; kendisine tebligat yapılacak kimse veya kendisi yerine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceğinin ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceğinin, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin de tebliğ tarihi sayılacağının hükme bağlandığı, buna karşın dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinden ve taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği açıklanarak davalı …’ya dava dilekçesi ve duruşma gününün yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın bir yönünün yol, üç yönünün ise mera parseli ile çevrili olduğu, nitekim 22.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda da toprak yapısı itibariyle taşınmaz bir bütün olarak değerlendirildiğinde mera taşınmazının toprak yapısı ile benzerlik gösterdiğinin belirtildiği, dava konusu taşınmaz ile komşu mera parseli arasında doğal ve değişmez bir sınırın da bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kamu orta malı – mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … ve müşterekleri vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın eksik incelemeye dayalı olup, usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğunun mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporları ile belirlendiğini, taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın firari ve mütegayyip eşhastan Hazine’ye intikal eden taşınmazlardan ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer yerlerden olup olmadığı ve bu kapsamda davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 16 ve 18 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.