Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5203 E. 2023/5470 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5203
KARAR NO : 2023/5470
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1555 E., 2022/1596 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kurtalan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2014/583 E., 2018/757 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.01.1994 yılında tütün ekimi yaptığı için SGK tarafından 01.10.1994 yılında zorunlu tarım sigortalısı olarak tescil edildiğini, ancak müvekkili 2002 yılının sonuna kadar kesintisiz çiftçilik yapmasına rağmen SGK tarafından hizmet sürelerinin kesintili tescil edildiğini, SGK’ca hizmet tespiti tescili yapılmayan 01.01.1995 – 01.06.1996, 01.01.1997 – 01.08.1999 dönemlerinin tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilinin 01.10.1994 tarihinden itibaren tarım sigortasının dava tarihine kadar tespitine ve kamuoyunda torba yasa olarak bilinen SGK prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına izin veren düzenlenmenin de göz önünde bulundurularak davacının 01.10.1994 tarihinden sonraki borçlarının yapılandırılması konusunda karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, karşı taraf davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olup reddinin gerektiğini, öncelikle 11.09.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 inci maddesine eklenen 3 üncü ve 4 üncü fıkra amir hükmü gereğince davacı tarafça davaya konu uyuşmazlık için müvekkili kuruma miracaat edilmemiş olması nedeniyle dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 1479 sayılı Bağ-kur Kanunu’nda 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesine benzer şekilde geçmiş günlerin tespitine yönelik yasal düzenlenmenin mevcut olmadığını, Bağ-Kur Kanunu’nda açık bir hüküm olmadığından geçmiş hizmetlerin tesbitine olanak bulunmadığını belirterek davanın esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dinlenen muhtarın, davacının İstanbula taşınmasına kadar tütün ekimi ile uğraştığı yönünde beyanda bulunduğunu,muhtarın beyanının hatalı olarak yorumlanarak gerekçeli kararın yazıldığını,dinlenen tüm tanıkların; tespit istenen dönemde davacının tarımla uğraştığı yönünde beyanda bulunduklarını,mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Tevkifat yoluyla prim kesintisinin kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel olmadığından 1998 yılı Mayıs dönemine ilişkin müstahsil makbuzu da tarımsal faaliyetin sürekliliği açısından ve sigortalılık tescili yönünden değerlendirilmeli, davacının 01.10.1994 tarihi itibariyle sigortalılık tescili olduğundan, devam eden yıllarda 01.06.1996, 1998 yılı Mayıs dönemi, 01.08.1999 tarihleri itibariyle tevkifat yoluyla prim kesintisi olduğu dikkate alındığında; prim tevkifatı ve ürün tesliminin iki yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edildiğinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.” gerekçeleri ile “davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Kurtalan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 06.12.2018 tarih ve 2014/583 Esas 2018/757 Karar sayılı kararının, HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca, düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kabulü ile davacının 01.01.1995 – 01.06.1996, 01.01.1997 – 01.08.1999 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçmesinden dolayı reddi gerektiğini, davacı yanın talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı tarafça müvekkil Kuruma süresinde ve usule uygun bir şekilde başvuruda bulunulmadığı, ayrıca aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.