Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9368 E. 2023/1763 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9368
KARAR NO : 2023/1763
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/396 E., 2015/269 K.
SUÇLAR : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme; hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/396 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddenin ikinci fıkrası ve 52 inci maddesi uyarınca 10.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması nedeniyle hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; tutanak yırtıldığında belge niteliğinde olmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, verilen cezanın ekonomik olarak kendisini dar boğaza sokacağına, kanuna ve hukuka aykırı kararın re’sen nazara alınacak nedenlerle bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, adliyede görevli şikayetçi memurlara alenen hakaret ettiği, hakkında tutanak düzenlendiği, okuması için verilen tutanağı yırttığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanığın savunması ikrara yönelik olup psikolojik rahatsızlığından dolayı tedavi gördüğünü, olay tarihinde de eşiyle tartışmasından dolayı aldığı cezanın parasını yatırmaya geldiğini, ne söylediğini hatırlamadığını ve arkadaşlarından özür dilediğini beyan etmiştir.
3. Sanık tarafından buruşturularak dört parça halinde yırtılan tutanak aslının dosya içinde olduğu, tanık polis memuru … ve sanık dışındaki tüm taraflarca imzalanmış olup içeriğinin anlaşılır durumda olduğu, belgenin düzenlenmesinden beklenen faydayı sağlamaya elverişliliğini koruduğu görülmüştür.
4. Mahkeme tarafından sanık hakkında iddianame anlatımı, sanık savunması, şikayetçi beyanları, tanık anlatımı ve dosya kapsamı itibarıyla görevli polis memuru olan şikayetçi İsmail ile görevli adli personel olan diğer şikayetçilere tek bir fiil ile “işe girinceye kadar onun bunun orasını yalıyorsunuz, sonra da böyle davranıyorsunuz” diyerek alenen hakaret ettiği, bu olay üzerine sanık hakkında tutanak düzenlendiği esnada imzalaması ve okuması için verilen resmi belge niteliğindeki tutanağı yırttığı kabulü ile incelemeye konu mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesiz olması nedeniyle bozulmasına ilişkin Tebliğname görüşüne, dosya kapsamı itibarıyla sanığa atılı suçun, adliye danışma masasında görevli şikayetçi memurlar Buket Dereli, Demet Ayan, …, … ile adliyede görevli polis memuru … ve tanık polis memuru …’ın beyanları, şikayetçi ve tanık memurlar tarafından tutulan tutanak ile sabit olduğu anlaşılmakla ve Mahkeme tarafından da bu doğrultuda sanığın suçu sabit görülerek tayin edilen cezanın dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri nazara alınarak şahsileştirildiğinin anlaşılması nedeniyle iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek Veya Gizlemek Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. 5327 sayılı Kanun’un 205 inci maddesindeki resmi belgeyi bozma, yok etme ya da gizleme suçunun oluşabilmesi için belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilerek belgeden faydalanma olanağının engellenmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek hak sahibinin ondan yararlanmasının engellenmesi gerekmektedir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur.
Somut olayda, sanığın yırttığı kabul edilen belge aslı üzerinde Heyetçe yapılan incelemede; parçalarının birleştirilmesi durumunda belgeden yararlanma olanağının bulunduğunun ve belgenin hukuki geçerliliğini koruduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 tarihli ve 2010/4-71 Esas, 2010/76 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesiyle bir infaz kurumu haline getirilip sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece bir denetim süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesinin, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve denetim süresinin mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olamayacak şekilde belirlenmesi gerektiği nazara alındığında; somut olayda anılan emredici düzenlemeye aykırı olacak şekilde, mahkemece sonuç olarak 2 yıl hapis cezası verilerek cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/396 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme Veya Gizleme Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/396 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.