YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10022
KARAR NO : 2023/2772
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin icra dairesine verdiği dilekçesinde, borca ve fer’ilerine itiraz ettiği, bunun üzerine, alacaklı vekilinin, borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, sunulan belgelerin İİK’nın 68/a maddesinde sayılan belgelerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine , tazminat talebinin reddine karar verildiği, şikayetçi alacaklının istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re’sen göz önünde tutulmalıdır (HGK’nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. – 99/301 K. sayılı kararı).
Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece İİK’nın 58/3 maddesi gereği takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığı belirtilmediği gerekçesiyle itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
O halde, şikayetin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istemin ve şikayetçi alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinden sonucu doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarih ve 2021/3266 E-2022/2323 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 25.04.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.