YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6615
KARAR NO : 2023/7721
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/70 Esas, 2016/97 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kınık Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2013 tarihli ve 2013/389 Esas, 2011/784 Soruşturma, 2013/199 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/187 Esas, 2014/503 sayılı Kararıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zimmet suçunu oluşturabileceği, bu nedenle delillerin değerlendirilmesi ve takdirinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/70 Esas, 2016/97 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın 2008 yılı Haziran ayında ağabeyi … ile Yayakent Belediyesi’nin kullanımındaki harman yeri mevkiinde domates kurutmak için yer kiralamak amacıyla görüştükleri, Yayakent Belediye başkanı …’in yönlendirmesi üzerine yanına gittikleri sanığın, kiralanacak olan yerde kullanılacak elektirik ve su giderleri için katılana 3 adet boş senet imzalatarak senetleri teslim aldığı, daha sonra kiralanan bu yeri kullanmaktan vazgeçen katılanın sanıktan senetlerini iade etmesini istemesine rağmen sanığın senetleri iade etmediği, sanık tarafından katılanın boş olarak verdiği senetlerden birinin vade tarihi 15.12.2008, bedeli 31.000 TL, borçlusu … alacaklısı … olmak üzere doldurularak 08.01.2009 tarihinde Kınık İcra Dairesinin 2009/42 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, katılanın maaşından haciz yoluyla kesintiler yapıldığı, adına kayıtlı taşınmazlarının satışa çıkarıldığı, Yayakent Belediye Başkanlığı tarafından 16.01.2012 tarihinde gönderilen yazıda katılanın yer temini için başvurduğu ve kendisinden iki adet senet alındığının bildirildiği, yazının ekinde belirtilen iki senedin üzerine “İPTAL” şerhi düşülüp Kınık Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan yazı incelemesinde her üç senetteki yazıların sanığa ait olduğunun tespit edildiği, böylece sanığın Yayakent Belediyesine ait senedi mal edinerek zimmet suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, Mahkemece; Kriminal Laboratuvarda yapılan incelemede her üç senetteki yazıların sanığa ait olduğu tespit edilmiş ise de; sanığın üçüncü senedi aralarındaki ticari ilişki nedeniyle katılanın şahsına vermiş olduğunu savunduğu, tanıklar …, …, …, … ve …’nın beyanlarına göre katılan ile sanık arasında çiftçilerden alınan salçalık biberin salça imalatçısına satılması çerçevesinde ticari bir ilişki olduğu, tanıklar …, …, …, … ve …’ın ifadelerinin de olay tarihinde taraflar arasında süregiden bir alışverişin varlığını ortaya koyduğu, senetleri kasaya koyan ve Yayakent Belediyesinde tahsildarlık yapan tanık …’ın ifadesinde senetlerin iki adet olduğunu söylediği, katılanın iddialarının somut herhangi bir delille de desteklenmediği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu üçüncü senedin kiralanacak yeri karşılığında belediyeye verilen teminat senetlerinden biri mi yoksa aradaki ticari ilişki nedeniyle katılan tarafından sanığa verilmiş olan üçüncü bir senet mi olduğu hususunda şüphe oluştuğu, mevcut kuşkunun tam olarak giderilemediği ve sanık savunmasının aksinin ispatlanamadığı nazara alınarak sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/70 Esas, 2016/97 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.