Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10330 E. 2023/4530 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10330
KARAR NO : 2023/4530
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; ödeme emrinin 30.01.2020 tarihinde yurt dışında yaşaması sebebiyle iade geldiğini, alacaklı vekili tarafından yurt dışı adresi olduğu iddia edilen “80 Stevens Street Freeport 115209988 Newyork USA” adresine tebligat yapılması talebi üzerine, ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, tebligat yapılamaması üzerine MERNİS adresine TK’nın 21/2 uyarınca MERNİS şerhli yapılan tebligatın usule uygun olmadığını, tebligatın çıkarıldığı tarihte “S.Bergen G1 Freeport 11520 Newyork USA adresinde ikamet ettiğini, Türkiye’de isim değişikliği talebinde bulunarak ismi … olarak değiştirilmiş olsa da Amerika’da Veli Çömlekçioğulları olarak kayıtlı olduğunu, çıkarılan tebligatların hepsinin … adına çıkarıldığını ileri sürerek ödeme emrine karşı haklı nedenle gecikmiş itirazlarının ve itiraz sebeplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

01.06.2021 Tarihli duruşmada; 21.2.2020 tarihinden itibaren Türkiye’de MERNİS adresinde ikamet ettiğini beyan etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; İİK’nın 65 inci maddesinde sayılan gecikmiş itiraz sebeplerinin sınırlı olduğunu,gecikmiş itirazın üç günlük yasal sürede yapılabilmesi için borçlunun kendi kusuru olmadan ve iradesi dışındaki sebeplerle geçerli ve delillendirilmesi zorunlu mazeretinin bulunması gerektiğini, borçlunun gecikmiş itiraz sebeplerinde bunlardan hiç birisinin bulunmadığını, isim değişikliğinin ne kendisi ne de … İcra Dairesinin bilebileceğini ya da bilinmesi gereken bir husus olmadığını, takip dosyasında borçluya ödeme emri tebligatının ulaşabilmesi için azami ölçüde tüm yolların denendiğini, tebligatların tümünün usulüne uygun ve geçerli olacak şekilde yapıldığını, borçlunun devamlı surette yıllardır, Amerika’da değil, yurtiçi MERNİS adresi olan, şikayet dilekçesinde davacı kısmının altında yazılı adreste ikamet etmekte olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gecikmiş itiraz hakkını verecek mücbir sebeplerin davacı tarafından belgelendirilmediği, kaldı ki davacının yurt dışı tebligat işlemlerinin yapıldığı tarihlerde Türkiye’de bulunduğunu beyan ettiği, Yargıtay içtihatları ışığında davacının gecikmiş itirazda bulunmasına hak verecek herhangi bir mücbir veya sair sebeplerin somut olarak dava dosyasında bildirmediği, her ne kadar gecikmiş itiraz hakkı verecek mani bildirilmemiş ise de dava dilekçesi içeriğinin usulsüz tebligat şikayeti olarak nitelendirilerek değerlendirme yapılması gerektiği, icra müdürlüğü tarafından tebligatın bila gelmesi ve iade gerekçesinin davacı borçlunun yurt dışında olması gösterildiğinden, davacı borçlunun yurt dışı adresinin araştırmasına geçildiği ve tespit edilen adrese ödeme emri tebliği için gerekli işlemlerin yapıldığı, yurt dışı tebligatının bila tebliğ iade gelmesi nedeniyle TK 21/2 gereği ödeme emrinin davacı borçluya 29.12.2020 tarihinde MERNİS adresine tebliğ edildiği, borçlunun 2020 yılı şubat ayından beri TK 21/2 gereği tebligatın yapıldığı adreste ikamet ettiğini, duruşma tarihine kadar yurt dışına çıkmadığını beyan ettiği, borçluya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, tebliğ tarihi itibariyle davacının MERNİS adresinde bulunduğu, gecikmiş itiraz hakkını verecek somut mani ve mazerete yönelik delil bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde;tebligatların usulüne uygun olarak yapılmadığını, 21.02.2020 tarihinde yurt dışında olduğunu, tebligatlardan haberdar olmamasında haklı nedenleri olduğunu, yurt dışına çıkartılan tebligatın yanlış adrese çıkartıldığını, isim değişikliğinin yurt dışında tanınmamış olmasının dikkate alınmadığını, bilinen adres ile MERNİS adresinin aynı olması nedeniyle MERNİS adresine tebligat yapılmasının usulüne aykırı olduğunu, borca da itiraz edildiğini, alacaklının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, alacaklı ile aralarında bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, borcu bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bildirilen ve o tarih itibariyle AKS’de kayıtlı (MERNİS) adresine gönderilen ödeme emri tebligatının iade edilmesi üzerine, aynı adrese gönderilen ödeme emrinin 29.12.2020 tarihinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine ve usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı borçlu tarafın ileri sürmüş olduğu diğer adresin, davalı alacaklı tarafça da bilinen en son adres olarak kabulü zorunluluğu bulunmadığı, tebligat davacının MERNİS adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden, davacının yurt dışında farklı bir soyadı ile tanındığı, yurt dışında hatalı adresine tebligat çıkartıldığı yönünde ileri sürdüğü iddiaların sonuca etkili olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
HMK’nın 33, İİK 65, Tebligat Kanunu’nun 10, 21, 32 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.