Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/864 E. 2023/4882 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/864
KARAR NO : 2023/4882
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2116 E., 2022/2924 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/79 E., 2022/139 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, 27.10.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle oluşan kurum alacağının 5510 sayılı Kanun’un 21 ve 23 üncü maddeleri uyarınca rücuan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalılar … ve Tuna Mermer Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin, iş kazaları sonucunda oluşan zararları da kapsayacak şekilde AXA Sigorta A.Ş.ye… no.lu poliçe ile işyeri sigortası yaptırdığını, dava konusu kaza sebebiyle müvekkili davalı işverenin davacı Kuruma karşı olan zarar yükümlülüğünden, anılan sigorta şirketi de davalının sigortacısı olarak poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğundan bu sorumluluğu dahilinde sigorta şirketine davanın ihbarını talep ettiklerini, davaya konu iş kazasının 27.10.2011 tarihinde davalı … adlı işçinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğini, esasen müvekkilleri işveren tüzel kişiliğin ve işveren şirket yöneticisi davalı …’ın olayda bir kusurunun bulunmadığını, bu kaza ile ilgili olarak kazalı işçi …tarafından müvekkili işveren şirket ve davalı … aleyhine Denizli 3. İş Mahkemesinin 2013/419 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, öncelikle davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili davalıların mali sorumluluklarının olaya ilişkin kusurları ve yasada belirtilen limitler kapsamında belirlenmesi gerektiğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

Davalı … vekili, cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya maruz kalan Haydar Duran’ın kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucunda yaralandığını, bu olayda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının oluşumunda, davalı işveren tüzel kişiliğin %70 oranında, davalılar işveren vekili ve vardiya amiri ile kazalı kurum sigortalısının %10’ar oranda kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, olay sebebiyle açılan ceza davasında, Denizli 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08.04.2014 tarihli ilamında, Tuna Mermer Fabrikası ST bölümünde işçi olarak çalışan katılanın (Haydar Duran) 27.10.2011 günü mermer silim tezgahında çalışan mesai arkadaşı Hidayet Çitfçi’nin yanına sigara istemek amacıyla gittiği, sigara içip konuştukları sırada mermer silim tezgahının önüne silinmek üzere forkliftle taş nakli yapan vardiya amiri ve ehliyetsiz forklift operatörü sanık …’nın forklift ile alınan kısma geri anarya geldiği sırada forklift kollarındaki mermerin katılanın üzerine yıkıldığı, bu durum karşısında panikleyen sanık …’nın bu kez anarya gelişine devamla katılanın sol ayağını forkliftin arka kısmı ile mermer silim tezgahı arasına sıkıştırarak yaralanmasına neden olduğu, alınan doktor raporlarıyla katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu kabul edilmekle, kazanın meydana gelmesinde şirket müdürü ve fabrika işletme müdürü sanık … ile vardiya amiri G sınıfı ehliyetsiz forklift operatörü sanık …’nın birinci derecede asli kusurlu oldukları, katılanın ise olayda kusurunun bulunmadığı yönünde tespit yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak sanıkların üzerine atılı katılan Haydar Duran’a yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu sabit görülmekle atılı suç sebebiyle cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık … müdafiinin temyiz kanun yoluna başvurusu üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.02.2016 tarihli 2015/3530 Esas ve 2016/1170 Karar sayılı ilamı ile temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin onanmasına karar verilmekle ilk derece mahkemesinden verilen mahkumiyet hükümlerinin kesinleştiği; Yine olay sebebiyle kazalı kurum sigortalısının açtığı tazminat davasında ise Denizli 3. İş Mahkemesi’nin 07.11.2019 tarihli 2013/419 Esas ve 2019/385 Karar sayılı ilamında, olayın oluşumunda, davalı işveren tüzel kişiliğin %80 oranında, davalı vardiya amirinin %10 oranında, kazalı sigortalının da %10 oranında kusurlu olduğu yönünde tespit yapılan 02.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak ilamında yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı şirket vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2020 tarihli 2020/2215-2626 Esas ve Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmekle, ilk derece mahkemesinden verilen karar kesinleştiği; hesap yönünden ise 5510 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi gereği kazalının gerçek (maddi) zararı ile gelirin ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasına gerek olmadığı, buradan hareketle, davalı işveren tüzel kişilik ile davalı işveren vekilinin sorumlu olduğu tutarlar; (19.262,05-TL / 100 X 95 =) 18.298,95-TL fiili gelir ödemeleri, (4.872,00-TL / 100 X 95 =) 4.628,40-TL geçici iş göremezlik ödenekleri ve (103.128,64-TL / 100 X 95 =) 93.972,21-TL olarak; üçüncü kişi durumunda bulunan davalı vardiya amirinin sorumlu olduğu tutarlar ise (19.262,05-TL / 100 X 90 =) 8.667,93-TL fiili gelir ödemeleri, (4.872,00-TL / 100 X 90 =) 4.384,80-TL geçici iş göremezlik ödenekleri ve (103.128,64-TL / 100 X 90 =) 92.815,78-TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı … ile davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının açık ve net olmadığını, kabul edilen kusurun hatalı olduğunu, ne müvekkili firmanın ne de müvekkili …’ın kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili …’nın meydana gelen olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, yüklenen kusurun kabul edilemeyeceğini, verilen kararın adil olmadığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 21 ve 23 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere sorumlulukları oranında yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.