Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/403 E. 2023/4622 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/403
KARAR NO : 2023/4622
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2579 E., 2022/2885 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/319 E., 2022/55 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı Adil Kömür İnşaat Nakliyat Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nde yazıhanenin temizliği, misafirlere çay kahve vermek, kömür, çimento, odun satmak üzere 30.06.2000 tarihinde işe başladığını, bu çalışmasının aralıksız ve kesintisiz olarak 31.08.2013 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilinin 18.12.2002 yılında 12 gün, 2003 yılında 208 gün, 2004 ve 2005 yıllarında 360 gün tam, 2006 yılında 110 gün sigortalı gösterildiğini ve 20.04.2006 tarihinde işyerinde çalışması devam etmesine rağmen sigortalılığının sona erdirildiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 30.06.2000-17.12.2002, 01.01.2003-02.06.2003 ve 21.04.2006-31.08.2013 tarihleri arasındaki davalı işyerindeki çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespiti ile kurum kayıtlarının düzeltilerek SGK’ya bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Adil Kömür İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının işe başlama tarihinin davalı şirket kayıtlarına göre 03.06.2003 ve işten ayrılış tarihinin ise 20.04.2006 olduğunu, davacının şirketten ayrıldıktan sonra İŞKUR’a başvurmak suretiyle işsizlik maaşı aldığını, müvekkili şirketin işyerinde tüp dağıtımı için kullanılan motosikletin 2006 yılında davacı adına tescil edilmiş olmasının davacının o tarihten sonra sürekli olarak davalı işyerinde çalıştığının delili olarak kabul edilemeyeceğini, davacının çalıştığı dönemde arada oluşan güven ilişkisi ve samimiyet nedeniyle motosikletin davacının üzerine kaydedildiğini, bundan dolayı motosikletle ilgili tüm ödemelerin davalı iş yeri tarafından yapıldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri Müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davanın esastan reddini, kurum açısından yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıkların davacının davalı iş yerinde çalışmasına dair beyanlarının bulunması, dosya içerisinde yer alan belgelerden olan davalı işyerine ait 2006-2008 dönemine ilişkin tahsilat makbuzlarında davacının isim ve imzasının bulunması, davalı Adil Kömür İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin sahibi Mehmet Koyuncu’nun 19.03.2013 tarihinde işyerinde saldırıya uğraması sonunda davacı ile birlikte yaralanmaları nedeniyle Polis Merkezinde alınan ifadesinde davacının yardımcısı olduğunu beyan etmesi bir arada değerlendirildiğinde davacının davalı Adil Kömür İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 1003420 032 sicil numaralı işyerinde 03.06.2003-19.03.2013 tarihleri arasında bir hizmet akdine bağlı olarak sigortalı ve sigortasız olarak çalıştırıldığı, bu nedenle davacının davalı iş yerinde sigortasız olarak çalıştırıldığı 21.04.2006-19.03.2013 tarihleri arasında geçen 2489 günlük sürenin 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespitine karar verildiği, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı işyerinde 30.06.2000-17.12.2002, 01.01.2003-02.06.2003 ve 21.04.2006-31.08.2013 tarihleri arasında çalıştığını belirterek davacının hizmet süresinin tespitini talep etmiş ise de; davacının çalışmasının 18.12.2002-31.12.2002 tarihleri arasında Ali Akçay’a ait 1004538 032 01-13 sicil numaralı başka bir işyerinde çalışması nedeniyle kesintiye uğradığından ve davacının işten ayrıldığını belirttiği 17.12.2002 tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde tespit davası açmadığından hak düşürücü süreye uğrayan 30.06.2000-17.12.2002 tarihleri arasında geçen süreleri ile, davacının kesin olarak işe başladığı ve işten ayrıldığı tarihe ilişkin net tanık beyanı bulunmadığından 01.01.2003-02.06.2003 ve 20.03.2013-31.08.2013 tarihleri arasında geçen süreleri hizmet tespitinde dikkate alınamadığı belirtilerek; tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı Adil Kömür İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 1003420 032 sicil numaralı işyerinde 03.06.2003-19.03.2013 tarihleri arasında bir hizmet akdine bağlı olarak sigortalı ve sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından, davacının sigortasız olarak çalıştırıldığı 21.04.2006-19.03.2013 tarihleri arasında geçen 2489 günlük sürenin 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası gereği tespitine karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.06.2000-17.12.2002 tarihleri arasında geçen süreler ile ilgili olarak kesin işe başladığı ve işten ayrıldığına ilişkin net tanık beyanı bulunmadığı yönündeki görüşün hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde de belirttikleri gibi 30.06.2000 tarihinde işe başladığını aralıksız ve kesintisiz olarak 31.08.2013 tarihine kadar çalıştığını, bu yönü ile bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini ancak mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ve müvekkil şirket yetkilileri arasında birlikte çalıştıkları süre boyunca samimiyet ve güven bağlarının kurulduğunu, davacının işten ayrıldıktan sonra da aradaki bağın kopmadığını, davacının yine müvekkil şirkete sık sık gidip gelmeye devam ettiğini, ancak davacının bu gelişinin yalnızca sohbet, ziyaret amaçlı olup davacının müvekkil şirkette çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında bulunan delillerden, hatta bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının başka bir iş yerinde iş başlangıcının da olduğunu, tüm bu sayılan hususlara karşın davacının kesintisiz olarak müvekkil şirkette çalışmış olduğunun kabulünün açıkça usule ve yasaya aykırı olacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının mahkemeninde tespitine konu dönemde işsizlik maaşı aldığını, işsizlik maaşı alan davacının davalı şirkette çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan sadece davacı tanıklarının beyanları ile hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tanık anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin 30.06.2000-17.12.2002 tarihleri arasında geçen süreler ile ilgili olarak kesin işe başladığı ve işten ayrıldığına ilişkin net tanık beyanı bulunmadığı yönündeki görüşünün hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde sunulan makbuz ve faturalardan müvekkilin 2000 yılında işe girdiğinin açık olduğunu, söz konusu faturaların Maliyeden talep edilmesi halinde durumun ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin 30.06.2000 tarihinde işe başlayıp aralıksız ve kesintisiz 31.08.2013 tarihine kadar çalıştığını, bu yönle ilgili olarak bilirkişi raporlarına itiraz edilmiş ise de mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, sigortalılık sürelerinin bir kısmının kabul edilmeyerek davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik sigortalılık tespitine karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının şirketten ayrıldıktan sonra da işsizlik maaşı aldığını, bilirkişi raporunda … plakalı araca ilişkin trafik cezalarının raporun esasına etkili kabul edildiğini ancak ilgili cezaların müvekkil şirket tarafından ödenmiş olup, söz konusu araç müvekkil ve davacı arasındaki güven ve samimiyet nedeniyle davacı üzerine kaydedildiğini, bu durumun dava konusuyla hiçbir ilgisi ve ilişkisi olmayıp, dosya kapsamında delil olarak hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, davacı ve müvekkil şirket yetkilileri arasında birlikte çalıştıkları süre boyunca samimiyet ve güven bağları kurulduğunu, davacı işten ayrıldıktan sonra da aradaki bağın kopmadığını, davacının yine müvekkil şirkete sık sık gidip gelmeye devam ettiğini ancak davacının bu gelişinin yalnızca sohbet, ziyaret amaçlı olup davacının müvekkil şirkette çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını, davacının başka bir iş yerinde iş başlangıcı da olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği göz önünde bulundurulmalı, böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
Somut olayda, davacının 18.12.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 1004538 sicil numaralı Ali Akçay unvanlı farklı bir işyerinden 12 gün sigorta bildirimi bulunduğu, dosya kapsamında da davacının davalı işyerinde sürekli çalıştığını belirtmesine karşılık dava dışı işyerinden yapılan bildirimin gerçek olup olmadığı sorularak, gerçek olmadığının ve iptalini talep etmesi halinde, söz konusu durum dava dışı işverenin hak alanını da ilgilendireceğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124 üncü maddesi gereği husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli, bu davalının göstereceği deliller de gözetilerek, hak düşürücü süre buna göre değerlendirilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.