Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5984 E. 2023/5534 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5984
KARAR NO : 2023/5534
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1569 E., 2023/281 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/11 E., 2021/128 K.

Taraflar arasındaki (1) gün çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının davalıların murisi …’a ait Atik Taşlama adlı iş yerinde 01.08.1986 tarihinde işe girdiğini ve askere gidene kadar yaklaşık bir yıl süreyle sigortalı çalışma yaptığını, bu çalışmaların Kurum’a bildirilmediğini belirterek bu çalışmalarının tespiti ile yatırılmayan primlerin davalılarca yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı müvekkilinin …’a Atik Taşlama adlı iş yerinde 01.08.1986 tarihinde işe girerek 1 günlük çalışmasının tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olduğunun tespitini istediğini belirtmiştir.

II. CEVAP
1…. mirasçıları cevap dilekçesinde,müvekkillerinin davacının yanında çalıştığını beyan ettiği …’un mirasçıları olduğunu, davacının çalıştığını beyan ettiği dönemde yaşları itibariyle davacı talebinin doğruluğunu bilebilecek durumda olmadıklarını, bu nedenle, davacının iddialarının müvekkilleri bakımından kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davalı müvekkilleri bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacının, 01.08.1986 tarihinde davalıların murisi …’a ait 82812 sicil nolu işyerinde çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili, kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, davanın haksız ve her türlü dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.08.1986 tarihinde (1) gün çalıştığının ve bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 inci,6 ıncı ve 108 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.

3.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, ” 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” düzenlemesi mevcuttur.

4.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2 nci maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.

5.Eldeki dava 11.01.2020 tarihinde, 7036 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 01.08.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın esasına girilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanunun 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.’nın 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca,7036 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

6.Kabule göre de, sigorta başlangıcının tespiti davası niteliği itibariyle kurum işleminin iptali niteliğinde olup yasal hasım Sosyal Güvenlik Kurumuna aittir.Bu nedenle davada SGK’nun davalı olması gerekirken feri müdahil olarak gösterilmiş olması hatalıdır. Ancak temyiz edenin sıfatı gözetilerek davacının temyizi de bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davalı kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilmelidir.

Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve Yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.