Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8457 E. 2023/7541 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8457
KARAR NO : 2023/7541
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/257 Esas, 2020/318 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Tayin olunan cezanın miktarına nazaran sanığın yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2014 tarihli ve 2014/50676 Soruşturma, 2014/15363 Esas, 2014/756 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereği son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
B. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/20 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereği yargılanmak üzere son soruşturmanın Sincan (Ankara Batı) Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
C. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2014/189 Esas, 2015/183 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
Ç. Bahse konu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/4031 Esas, 2020/782 sayılı Kararı ile atılı suçun tüm unsurları itibarıyla oluştuğunun gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/257 Esas, 2020/318 sayılı temyiz incelemesine konu Kararıyla sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz nedenleri
Sanık, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması talebini içerir süre tutum dilekçesi vermiştir.
B. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri
Sanığın suç işleme kastının olmadığına, kamunun ve katılanın zararının bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, delil olmamasına rağmen yetersiz gerekçeyle teşdit uygulandığına, lehe hükümler talebinin usul ve yasaya aykırı olarak uygulanmadığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY ve OLGULAR
Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı vekili sıfatıyla borçlu katılan … ve diğer borçlular hakkında toplam 15.659,51 TL alacağın tahsili için Sincan (Ankara Batı) 5. İcra Müdürlüğünün 2008/1109 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında farklı tarihlerde toplam 12.500 TL’yi haricen tahsil ettiği halde bu tahsilatları gecikmeli olarak icra dosyasına bildirmek ve katılana verdiği 09.07.2008 tarihli belge uyarınca alacağın tamamının tahsil edildiğini, bakiye alacak kalmadığını bildirmesine rağmen, katılanın adresinde 14.08.2008 ve 15.08.2008 tarihlerinde haciz ve muhafaza işlemleri yaptırmak suretiyle katılanın zarara uğramasına neden olduğu iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE
Avukat olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi şeklindeki uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma izni alınmasıyla ilgili durma süreleri dikkate alındığında dava zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı tespit edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/257 Esas, 2020/318 sayılı Kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2023 tarihinde karar verildi.