Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/17820 E. 2012/42895 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/17820
KARAR NO : 2012/42895
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret-Kasten Yaralama-Konut Dokunulmazlığını Bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … haklarında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … haklarında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Sanıklara atılı konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle haklarında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Türkiye Cumhuriyeti Anayasanının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1.230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilnesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanıkların atılı konut dokunulmazlığını bozmak suçunu kabul etmeyerek olayların yol üzerinde gerçekleştiğine yönelik savunmaları, olay günü düzenlenen olay ve yakalama tutanağında konut dokunulmazlığı eyleminden bahsedilmemiş olması, kolluk görevlilerince olay sonrası düzenlenen Olay Yeri İnceleme ve Tespit Tutanağında “suça konu yerde herhangi bir dağınıklık ve zarar gören bir eşya bulunmadığının” belirtilmesi ve tek görgü tanığı Adem Barak’ın olayın yakınanların evlerinin önündeki sokakta gerçekleştiğine yönelik anlatımı karşısında; yakınanların soyut suç atma biçimindeki anlatımları dışında hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin yeterli ve inandırıcı kanıtlar gösterilip karar yerinde tartışılmadan gerekçeden yoksun biçimde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
b-Kabule görede;
Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanıklardan …’ın adli sicil kaydına göre sabıkasının bulunmaması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanların tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık … hakkında
5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “müştekilerin şikayetten vazgeçmemeleri ve zararlarının giderilmemesii” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.