YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8695
KARAR NO : 2023/1472
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine, yargılama sırasında imza itirazı nedeniyle takibin İİK-170/3. madde uyarınca geçici olarak durdurulmasına karar verildiği için davacı aleyhine sözü edilen senede dayalı takip konusu alacağın %20’si oranında inkar tazminatına ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.01.2022 tarih ve 2021/662 E.- 2022/15 K.sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve koşulları oluşmadığından davacı borçlu aleyhine icra inkar tazminatı ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda: aleyhine yapılan takip ile ilgili olarak bono üzerindeki imzaya yönelik itirazları ile icra takibine konu bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı itirazı ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesiyle; söz konusu itirazın ve buna dair olan iddiaların tamamen haksız ve yersiz olduğu, senetteki imzanın sahteliği veya kime ait olduğu durumu ancak buna dair yapılacak titiz bir inceleme neticesinde ortaya çıkacağı, borçlunun kötü niyetli olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk verilen kararın BAM tarafından kesin olarak kaldırılması sonrası, mahkemece ilk karardaki gerekçeler korunmak sureti ile davacının imzaya itirazı üzerine huzurda alınan imza örnekleri ve daha önceden atmış olduğu imza örneklerinin dosyaya celbi ile dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi üzerine tanzim edilen usul ve tekniğe uygun bilirkişi raporuna göre takibe konu bono üzerindeki imzanın davacı elinden çıktığının anlaşıldığı, ayrıca kısa karar ve gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi/borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, bilirkişi raporunun kesin kanaat içeren hükme esas almaya elverişli bir rapor olmadığı, rapora itirazlarının mahkemece değerlendirilmediği, borçlu ve dava dışı borçlu arasında devam eden boşanma davası sırasında borçlu olunan bir bonoyu dava dışı borçlunun kefil sıfatı ile imzalamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, borçlunun aylık geliri ile orantısız yüksek meblağlı bonoyu imzalamış olmasının da düşünülemeyeceği, gerçekte dava dışı borçlu kefil ile ciranta borçlunun birlikte hareket ederek şikayetçi/borçluya kumpas kurdukları iddiaları ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncelikle 09.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda imzanın borçlu … elinden çıktığı yönünde kesin bir kanaat bildirildiği, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olduğu, her ne kadar borçlu tarafça senette yazı ile belirtilen kısımda bedel olarak neyin ifade edildiğinin anlaşılamadığı, bu nedenle senedin kambiyo vasfı taşımadığı ileri sürülmüş ise de takibe dayanak senette rakamla gösterilen kısımda “850.000” TL yazılı olup yazıyla belirtilen kısımda yer alan “sekiz elli bin” ifadesi belli bir meblağı ifade etmediğinden rakamla gösterilen bedelin esas alınacağı, bu durumun senedin kambiyo vasfını etkilemediği, bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmediği, ancak mahkemece yargılama aşamasında takibin teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmekle birlikte borçlu tarafından teminat yatırılmadığından takip işlemlerine devam edildiği, bu durumda davacı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu anlaşıldığından davacı borçlu vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine, yargılama sırasında imza itirazı nedeniyle takibin İİK-170/3. madde uyarınca geçici olarak durdurulmasına karar verildiği için davacı aleyhine sözü edilen senede dayalı takip konusu alacağın %20’si oranında inkar tazminatına ve %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla, takibe konu senet üzerinde tahrifat yapıldığı ve anılan ceza mahkemesi kararının incelenmediği itirazları ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itiraz ile takibin durdurulması ve iptali ile aleyhe tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16., İİK 169/a., TTK 776/1. TTK 777., İİK 58. maddesi ve sair ilgili yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1-Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK’nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.