Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14830 E. 2023/5015 K. 12.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14830
KARAR NO : 2023/5015
KARAR TARİHİ : 12.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/503 Esas, 2015/740 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 51 … maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/503 Esas, 2015/740 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/3062 Esas, 2019/10737 Karar sayılı kararı ile yaralamanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yeniden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, katılan hakkında düzenlenen adli raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2019/463 Esas, 2021/658 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sübuta, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, eksik incelemeye, haksız tahrike, raporlar arasında çelişki bulunduğuna, tanığın tarafsız olmadığına, hak yoksunluklarına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanığın elti oldukları, aynı binada altlı üstlü oturdukları, suç tarihinden birkaç gün önce katılanın evinden gürültü yapıldığı iddiasıyla aralarında bir tartışma olduğu, suç tarihinde katılanın gürültünün kendi evinden değil, alt katta bulunan başka kişilerin evinden geldiğini sanığın eşine söylediği, suç tarihinde bina içinde karşılaştıklarında katılan ve sanık arasında bu yüzden tartışma yaşandığı, tartışma üzerine sanığın katılanı iteklediği, bu iteklemenin etkisiyle merdivenlerden düşen katılanın 5. parmakta ampütasyona neden olacak şekilde yaralandığı, yaralanmanın hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkiler kemik kırığı ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın ikrar içeren savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan hakkında Bakırköy Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce ve İstanbul Adlî Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte, dava konusu olaya bağlı sağ eldeki anatomik eksikliğin organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemi neticesinde, katılanın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığı aynı zamanda hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak aynı Kanun’un 61 … maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. Maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza miktarı gözetildiğinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (1) ve (2.) paragrafta açıklanan nedenlerle Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2019/463 Esas, 2021/658 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.07.2023 tarihinde karar verildi.