Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/8400 E. 2023/2890 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8400
KARAR NO : 2023/2890
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.09.2015 tarihli ve 2015/39213 Esas No.lu iddianemesi ile sanık hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/168 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Kanun’un 161/1. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, dosyada bilirkişi raporu bulunmadığına, şirket belgeleri ve iflas dosyası incelenmeden hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın … Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nin sahibi ve yöneticisi iken şirketin iflasına karar verildiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, “dosya kapsamı ve ekleriyle ticaret mahkemesinin dosyaya tevdi ettiği evraklar doğrultusunda şüpheli tarafından yönetilen şirket (hastane işletmelerinin) mevcut iflas erteleme süreçleri içeresinde ve kayyum hayeti takibi doğrultusunda ki tespitler ile şüpheli tarafından yapılan hareketler neticesinde TCK 161. Maddesi kapsamındaki Mal Varlığını Azaltmaya Yönelik Olarak Hareketleri sergilediği yönünde kanaat hasıl olduğu” şeklinde mütalaada bulunulduğu, sanığın yargılama aşamasında alınan savunmasında suçlamayı kabul etmediği, şirket defterlerini iflas dairesine teslim ettiğini savunduğu anlaşılmıştır.
2. Şirket yetkilisi sanığın, iflas işlemlerini yürüten icra iflas dairesine ve mahkemeye şirkete ait defter kayıt ve belgeleri ibraz etmediği, malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi, yok edilmesi suretiyle ve incelemeye konu yapılabilen ticaret mahkemesi dosyası, bu dosyada yer alan belgeler ve alınan raporlar ile sanığın alacaklılar zararına hareket ettiği kanaati oluştuğu, hileli hareketleri ile şirketin iflasına sebep olduğu ve belgeleri gizlediği mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
3.Dosya arasında kesinleşme şerhi bulunmayan … 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.06.2014 tarihli ve 2014/98 Esas, 2014/145 Karar sayılı ilâmı bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.-İflas kararı objektif bir cezalandırılabilme şartı olup, sanığın hileli iflas suçundan cezalandırılabilmesi için mutlaka kesinleşmiş iflas kararının bulunması ve denetime imkan verecek şekilde kesinleşme şerhi içeren onaylı suretinin dosya içerisine alınması gerekmekte olup, sanığın yetkilisi olduğu … Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. hakkında verilen … 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2014/98 Esas, 2014/145 Karar sayılı iflas kararının denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanığın yetkilisi olduğu … Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile ilgili olarak … 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 20149/98 Esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 66 ve devamı maddelerine göre tacirler bir kısım defterleri tutmak zorunda olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması hâlinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt veya belgelerin istenildiği hâlde verilmemesinin hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi karşısında; öncelikle sanıktan özellikle şirkete ait ticari defter ve belgelerin tutulup tutulmadığı, tutuldu ise muhasebeci, şirket merkezi vs. nerede olduğunun sorulması, savunma içeriğine göre defter ve belgelerin temininin sağlanmasına, ayrıca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının noter tarafından yapılması gerekmekte olup, şirketin merkezinde bulunan noterlerden şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığının, dolayısıyla şirketin en başından itibaren ticari defterlere sahip olup olmadığının ve şirketin kuruluş ve işleyişindeki durumları ilgili ticaret sicil memurluğu ve vergi dairesinden usulünce araştırılıp, şirket adına kayıtlı taşınmaz veya taşınır mal olup olmadığının tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri vs. ilgili yerlerden sorulması, iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığı ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerden sorulup sonucuna göre tüm delil belgeler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ile Ceza Hukuku konularında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK’nın 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, alacaklıları zarara uğratma amacına yönelik eylem olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılması gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/168 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.