Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22471 E. 2023/1870 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22471
KARAR NO : 2023/1870
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/477 E., 2015/115 K.
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2013/477 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında;
1.) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı Kanun 158 nci maddesin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
2. )Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden; suça konu senetle ilgili Adli Tıp Kurumuna katılan ve sanıkların yazı ve imza incelemesi yaptırılması, sanık …’ın olaylara tanık olduğunu beyan ettiği Mehmet Oskan isimli şahsın tanık olarak dinlenmesi, senedin düzenlendiği ilgili tapu sicil müdürlüğü kamera kayıtlarının incelenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirlmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; suçların sübut bulmadığına, suça konu bono üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığından, mukayese örnekleri bononun imzalanmasından önceki zamanlara ait olmadığından hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunmadığı bu nedenle adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğine, dolandırıcılık suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenip işlenmediği araştırılmamış olup daha az cezayı gerektiren nitelikli hal uygulanmamış olmasına, tapudaki kamera kayıtları getirtilmediğinden, tanık Mehmet Öskan dinlenilmediğinden eksik incelemeye, fazla ceza tayinine, haksız menfaat elde edilmediğinden teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile Nurcan’ın kardeş oldukları, katılan … ile sanık … adına tapuda kayıtlı arsanın 85.000,00.TL bedelle satılması hususunda anlaştıkları, anlaşma uyarınca bu bedelin 50.000,00 TL’sinin peşin olarak sanıklara ödendiği kalan 35.000,00 TL için ise bono düzenlendiği, katılanın tarafından bono bedelini taksitler halinde ödenip senedin arkasına yazıldığı, daha sonra sanık …’in bu senet yerine katılan adına kendi el yazısı ile yeni bir senet düzenleyip, sanık … tarafından Antalya 10.İcra Müdürlüğünün 2013/6522 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığı, ihtiyati haciz kararı sonrası açılan imza itirazı davası sonrası icra takibinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
2.Sanık … aşamalarda alınan savunmalarında özetle, suçlamaları inkar ederek, suça konu senedi katılanın, kardeşi Nurcan adına kayıtlı arsanın satımı ve daha önceden aldığı borçlarla birlikte toplam 85.000,00 TL borçlu olduğundan, bu borcun 50.000,00 TL’sini peşin; geriye kalan 35.000,00 TL için tapuda senet imzalayıp verdiğini, daha sonra katılanın kendisini arayıp senet bedelini ödeyemeyeceğini söylediğini, konuşmak istediğinden kardeşinin evine gittiğini, Mehmet Atılgan, Hasan Atılgan ve Mehmet Oskan huzurunda arsayı yüksek bedelden aldığını, 20.000,00 TL verip senedi geri almayı teklif ettiğini, kendisinin de bu teklifini kabul etmeyip kardeşi aracılığı ile icra takibine geçtiklerini, katılanın hiçbir surette elden para ödemediği şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmış; diğer sanık …’ın da aynı yönde savunmada bulunduğu tespit edilmiştir.
3.Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında özetle, sanık … ile Aksu ilçesinde sanık … adına kayıtlı arsanın 85.000,00 TL bedelle satılması hususunda anlaştıklarını, tapu işlemleri sırasında 50.000,00 TL’sini peşin kalan 35.000,00 TL için bono düzenleyerek sanık …’e verdiğini, sonraki tarihlerde 20.000,00 ve 12.000,00 TL olmak üzere toplam 32.000,00 TL ödeme yapıp, senedin arkasına şerh düştüklerini, kalan 3.000,00 TL’lik borcunu da sanıkların elektrik borcunu ödemek sureti ile ödediğini, ancak buna rağmen hakkında icra takibine geçildiğini, senedin sahte olup üzerindeki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiş ve Mahkemece 04.02.2014 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
4. Tanık Bayram Tay kovuşturma aşamasında alınan beyanında, sanık …’in iş yerinde işçi olarak çalıştığını, 2013 yılında sanıklar ile katılanın arsanın alım satımı hususunda anlaştıklarını, tapuda katılanın sanık …’e kendi yazısının güzel olmadığını söyleyip senedi doldurmasını istediğini, bunun üzerine sanık …’in senedi yazarak katılana verdiğini, katılanın da senedi imzalayıp iade ettiğini, kalan senet bedelinin 20-30 günlük bir süreyle ödemesi gerekmesine rağmen duyduğu kadarıyla ödemediğini , şeklinde anlatımda bulunmuştur.
5. Soruşturma aşamasında Antalya Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğünden alınan 21.11.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu senedin ön yüzünde bulunan yazıların sanık … eli ürünü olduğu, katılan adına atılan borçlu imzalarının katılanın eli ürünü olmayıp hakiki imzaların model alınması sebebiyle atıldığı yine senedin arkasında bulunan … cirosundaki imzanın … elinden çıkmayıp hakiki imzaları model alınmak suretiyle sahte olarak atıldığı rapor edilmiştir.
6.Sanık … tarafından katılan aleyhine suça konu senede istinaden, Antalya 10.İcra Müdürlüğünün 2013/6522 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine katılanın taşınmazı üzerine kaydi haciz konulduğu ve iş yerinde ihtiyati haciz işleminin yapıldığı, bahse konu takibe karşı katılan tarafından sanık … aleyhine Antalya 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/765 Esas sayılı dosyası ile “imzaya itiraz” davası açıldığı, temyize konu dosyada alınan ekspertiz raporu hükme esas alınarak imza itirazının kabulüne ve takibin iptaline karar verildiği ve 12.11.2014 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
7. Mahkemece sanıklar savunmaları, katılan beyanları, alınan uzmanlık raporu, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkûmiyetlerine dair temyiz incelemesine konu işbu karar verilmiştir.

III. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanıklar her ne kadar aşamalarda suçlamaları kabul etmemişler ise de; dosyadaki mevcut Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 21.11.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre, suça konu senedin ön yüzünde katılan adına atılan borçlu imzalarının katılanın eli ürünü olmayıp hakiki imzaların model alınması sebebiyle atıldığının tespit edilmiş olması ve katılan tarafından açılan imzaya itiraz davasının kabul edilerek kesinleştiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğundan adli tıp kurumundan yeniden rapor alınmasının, tanık olarak Mehmet Oskan adlı şahsın dinlenilmesinin dosyaya yenilik katmayacağının anlaşıldığı gibi senet tanzimi hususu tarafların kabulünde olduğundan bu hususta bir ihtilafın bulunmadığı, suç tarihi dikkate alındığında tapu müdürlüğündeki kamera kayıtlarının getirtilmesinin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sübuta, Mahkemenin Eksik Araştırma İle Karar Verdiğine ve Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden;
Sanıklar her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de; dosyadaki mevcut Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 21.11.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre, suça konu senedin ön yüzünde katılan adına atılan borçlu imzalarının katılanın eli ürünü olmayıp hakiki imzaların model alınması sebebiyle atıldığının tespit edilmiş olması ve katılan tarafından açılan imzaya itiraz davasının kabul edilerek kesinleştiği, sanıkların iş birliği halinde sahte olarak hazırladıkları senedi icra takibine koymak suretiyle haksız menfaat elde ettikleri ve haciz işlemi yapıldığı anlaşılmakla, mahkemenin atılı suçun sübut ve kabulünde ve teşebbüs hükümlerini uygulamamasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının ve yaptırımların düzeltme nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
a.)Sanıkların arsa satımından kaynaklanan alacaklarını tahsil etmek amacıyla sahte senet düzenlemeleri şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 211 inci maddesindeki “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçu ile aynı kanunun 159 uncu maddesindeki “Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık” suçlarını oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b.)5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle ile Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2013/477 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.