YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13388
KARAR NO : 2023/2966
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2013 tarihli ve 2013/880 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, saat 22.30 sıralarında şikâyetçinin ikametinin bahçesine girip bisikleti alması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2014 tarihli ve 2013/385 esas, 2014/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1. maddeleri uyarında 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yukarıda anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2016/14591 Esas, 2019/1311 Karar sayılı kararı ile ”Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği ve sanık hakkında aynı Kanun’un 58/1. maddesine esas alınan hükmün düşürülmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; ilâmın aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,” sebebi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2019/183 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 168/1, 62. maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; lehe hükümlerin uygulanması, beraat kararı verilmesi gerektiğine, zamanaşımı süresinin dolduğuna ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın şikâyetçinin evinin bahçesine girerek bisikleti alıp çıktığı, yakalanınca da bisikleti iade ederek zararı karşıladığı, sanık ikrarı, şikâyetçi beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre 15 yıl olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı tespit edilmiştir. Sanık hakkında aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapıldığı tespit edilmiştir.
Sanığın adli sicil kaydı dosya içerisinde mevcuttur. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50. ve 52. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesi bakımından ise, Mahkemece, “Sanığın geçmişinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlar nedeni ile hapis cezasına mahkum olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermemesi, hırsızlık suçunu işlemedeki ısrarlı tutum ve davranışları ve suça yatkın kişiliği dikkate alındığında tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşmadığından aynı Kanun’un 231/6. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesine ve aynı Yasa’nın 51/1-a,b maddesi gereğince ertelenmesine ayrı ayrı yer olmadığına,” şeklinde karar verildiği, lehe hükümlerin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Mahkemenin kabulünde ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2019/183 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.