Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4504 E. 2023/938 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4504
KARAR NO : 2023/938
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1999/902 E., 2003/222 K.
DAVA TARİHİ : 16.07.1999

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemecesince verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar hakkında davalı Hazine vekili tarafından 01.02.2018 tarihli dilekçe ile tavzih talebinde bulunulması üzerine 14.11.2018 tarihli ek kararla tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ek kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2021 tarih ve 2019/1614 Esas, 2021/4875 Karar sayılı ilamıyla, ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekili tarafından bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; … ili Merkez ilçesi … Köyü … mahallesinde kain 538, 539 parseller ile kuru çay yatağı arasında kalan yaklaşık 110 dönüm miktarındaki taşınmazın müvekkilleri olan davacılar ve murisleri tarafından imar ihya edilerek yaklaşık 50 yıldır malik sıfatıyla kullanıldığını, zilyetlik yoluyla iktisap şartlarının sağlandığını ileri sürerek, taşınmazın 1/2’sinin davacı … adına, 1/2 sinin ise … mirasçıları olan diğer davacılar adına miras hisseleri oranında tescilini talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunarak, 09.04.2002 tarihli dilekçesi ile bilirkişilerce belirlenen ve A1 harfi ile gösterilen 27.327 m2 lik kısmın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu yerin A1 ve B1 ile gösterilen kısımlarının orman tahdit sınırları dışında kaldığı, A2 ve B2 ile gösterilen kısımlarının ise orman tahdit sınırları içinde kaldığı, A1 27327 m2 lik kısmında imar ihya çalışmaları yapıldığı çay yatağında olmadığı, özel mülkiyete konu teşkil edecek yerlerden olduğu fakat imar ihyanın tamamlanmadığı ve zilyetlikle kazanma süresinin dolmadığı, B1 harfi ile gösterilen kısmın ise halen çay yatağının etkisinde özel mülkiyete konu olamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacıların davasının reddine, A1 harfi ile gösterilen 27.327 m2 lik kısmın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.09.2003 tarih ve 2003/5024 Esas, 2003/5639 Karar sayılı ilamıyla onanmış ve yine Dairemizin 26.02.2004 tarih ve 2004/179 Esas, 2004/1157 Karar sayılı ilamıyla davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmekle hüküm kesinleşmiştir.

5. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davalı Hazine vekili 01.02.2018 tarihli tavzih dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda A1 harfi ile gösterilen 27.327 m2 lik kısmın Hazine adına tesciline karar verilmiş olup bilirkişi raporlarının da kararın eki yapıldığını, kararın infazı için tescile esas beyanname tanzim edilmesi için … Kadastro Müdürlüğüne gönderildiğini, ancak gelen yazı cevabında kararın kısmen mükerrerlik oluşturacağı gerekçesi ile mahkemeden tavzih kararı alınması gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek, hükmün infaz edilebilmesi için bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ek kararıyla, 12.07.2018 tarihinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda A ile gösterilen 18.494,56 m2 kısmının Hazine adına tescil edilebileceği ve Kadastro Müdürlüğünden sorulması üzerine bu kısmın mükerrerlik oluşturmayacağının tescile uygun olduğunun bildirildiği açıklanarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305 ve izleyen maddelerine göre tavzih isteminin kabulüne ve mahkemenin 26.02.2004 tarihinde kesinleşen iş bu ilamının hüküm kısmının 2 numaralı bendinin “… ili, …. ilçesi, … Mahallesinde bulunan ve fen bilirkişisi Hasan Savun’un 12.07.2018 tarihli krokili raporunda A harfi ile gösterilen 18494,56 metrekarelik arazi kesitinin tarla niteliğiyle hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” şeklinde tavzihine, fen bilirkişisi H.S.’nin 12.07.2018 tarihli krokili raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

III . TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen ek kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2021 tarih ve 2019/1614 Esas, 2021/4875 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazinenin talebinin taraflara tanınan hakları ve yüklenen borçları değiştirici nitelikte olduğu ve tavzih yoluyla hükmün değiştirilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, tavzih talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, 14.11.2018 tarihli ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

IV. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen bozma kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; tavzih kararını davacıların temyiz etmediğini, hükmün davalı … ile bir ilgisinin olmadığını, mükerrerlik oluşturan kısımların düşülerek kalan kısmın Hazine adına tesciline karar verilmesinin kararın değiştirilmesi anlamına gelmediğini, daha önce tesciline karar verilen ve kesinleşen kısım için karar verildiğini, bozma ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle, bozma ilamının düzeltilerek tavzih kararının onanmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Talep, tescil davasında verilen hükmün tavzihi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305 inci maddesi,

3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun uyarınca, İlk Derece Mahkemecesince verilen bir kararda düzeltme yapılabilmesi, iki hal ile sınırlı olarak mümkün olup, bu hallerden ilki 304 üncü maddede düzenlenen “hükmün tashihi”, diğeri ise 305 inci maddede düzenlenen “ hükmün tavzihi” dir.
6100 sayılı Kanunun hükmün tashihini düzenleyen 304üncü maddesinde, “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.” kuralına; hükmün tavzihinin yer aldığı 305 inci maddesinde ise, “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” kuralına yer verilmiştir.

2. Somut olaya gelince; kesinleşen ilk derece mahkemesi kararında dava konusu taşınmazın 27.327 m2 lik kısmının Hazine adına tesciline karar verilmiş ve hüküm bu haliyle kesinleşmiş ise de, hükmün infaz edilememesi nedeniyle Hazine vekilinin tavzih talebi üzerine İlk Derece Mahkemecesince duruşma açılmak ve taraflara tebligat yapılmak suretiyle, mahallinde yeniden keşif yapılarak usulüne uygun şekilde fen bilirkişisinden rapor alınmış, alınan rapor sonucu mükerrerlik oluşturmayan kısmın 18.494,46 m2 olduğu belirlenmiş ve Kadastro Müdürlüğünden tescile uygun olup olmadığı hususu sorulup uygun olduğu yanıtı alınması üzerine, hükmü infazı elverişli kılan kroki ile zaten Hazine lehine kesinleşmiş 27.327 m2′ lik miktar azaltılmak suretiyle 18.494,46 m2′ lik kısmın Hazine adına tesciline denilerek, 14.11.2018 tarihli ek kararla tavzih talebinin kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir.

3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gözetilmek suretiyle, ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken, bozulmuş olması doğru görülmediğinden, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Kanun’un 442/3 üncü maddesi gereğince KABULÜNE;

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2021 tarih ve 2019/1614 Esas ve 2021/4875 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ek kararının ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davalı … Başkanlığından alınmasına,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.