YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8007
KARAR NO : 2023/931
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1484 E., 2022/1087 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine ve mülkiyete ilişkin talep yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Tesis kadastro sırasında, … ili … İlçesi … Mahallesi 489 parsel sayılı 21.360 m2 yüzölçümündeki taşınma, devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, bilahare yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 113 ada 23 parsel numarasıyla 20.731,50 m2 yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; … ili … İlçesi … Mahallesi 489 parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kaydedilmiş olsa da hak sahibinin müvekkilleri olan davacılar olduğunu, uzun yıllardır davacılar tarafından kullanıldığını, ecrimisil ve vergilerinin ödenerek üzerindeki yapılara ilişkin 2 adet yapı kayıt belgesinin bulunduğunu, davacıların taşınmazı satış senedi ile 20.05.1977 tarihinde …’tan edindiklerini, 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun uyarınca (1744 sayılı Kanun) 1975 yılında yapılan çalışmalarda orman sınırlarında kalmış ise de 1990 yılında yapılan çalışmada orman niteliğini kaybettiğinin tespit edildiğini, bu konuya ilişkin … Kadastro Mahkemesinin 2013/350 Esas sayılı dosyasıyla görülen derdest dava bulunduğunu, taşınmaz dava konusu iken hakkında uygulama kadastrosu yapılmasının doğru olmadığını iddia ederek, kadastro tespitini iptali ile taşınmazın tarla vasfıyla, davacıların kullandığı yüzölçümü miktarında adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın 2/B vasfına sahip olup olmadığının bu davanın konusu olmadığını, gerçek ve tüzel kişilerin idareye işlem yapmaya zorlayıcı nitelikte dava açmalarının mümkün olmadığını belirterek, davanın hukuki yarar yokluğundan, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altına bulunan yerlerden olması nedeniyle davacıların aktif dava ehliyetinin ve davaya açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu belgelerin taşınmazın vasfını değiştirmek için yeterli olmadığını, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli ve 2020/388 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararıyla; uygulama kadastrosuna itiraz yönünden malik olmayan davacının dava açamayacağı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, dava konusu taşınmazın niteliğine ve mülkiyetine yönelik istem yönünden uygulama kadastrosu sırasında mülkiyet ihtilaflarının gündeme getirilmesi mümkün olmadığından mahkemenin görevsiz olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/534 Esas, 2021/1652 Karar sayılı kararıyla, dava dilekçesinde davacılar vekilinin dava konusu taşınmazın İlk Derece Mahkemesi olan … Kadastro Mahkemesinin 2013/350 Esas sayılı dosyasında derdest yargılama konusu olduğu belirtildiği halde bu dosya ile eldeki davanın birleştirilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının usul ve kanuna uygun bulunmadığı açıklanarak, anılan dosyaların birleştirilerek birlikte görülüp sonuçlandırılması amacıyla 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-a-6 ncı maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama yargılama sırasında davalı … İdaresi, dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil istemiyle davaya müdahalede bulunmuş ve İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz talebi yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacılar vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin dava konusu taşınmazın niteliğine ve mülkiyetine yönelik istemleri yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı ve aynı zamanda da eksik incelemeye dayalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın mülkiyetine yönelik derdest bir davanın bulunmadığı gerekçe gösterilmiş ise de dava konusu taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 2013/350 Esasında halen yargılama konusu ve tapu kayıtlarında davalı durumda olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi uyarınca uygulamaya konu edilmesinin hatalı olduğunu, ihtilafın hem uygulama kadastrosundan hem de mülkiyetten kaynaklandığını, taşınmazın 1941 tahdit haritasında ve 1975 tarihinde orman sınırlarında kaldığını, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğinin ve tarım ve yerleşim alanı olarak kullanıldığının tespitiyle Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarıldığını, delillerinin toplanmadığını, mahallinde keşif yapılmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uygulama kadastrosuna itiraz davası açabilmek için taşınmazın maliki olmak gerektiğinden, dava konusu taşınmazın maliki olmayan davacıların, 22/a çalışmasına itiraz davası açmakta aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı; dava konusu taşınmazın 1983 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucunda Hazine adına Devlet orman vasfı ile tapuya tescil edildiği halen Devlet ormanı olarak Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğu ve tapuda 2/B şerhi bulunmadığı gibi davacılar yararına kullanıcı şerhi bulunmadığı, dolayısıyla davacıların talebinin taşınmazın mülkiyetine yönelik olduğu, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı dikkate alındığında, davacının talebinin uygulama kadastrosu amaç ve kapsamını uygun olmadığından Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine karar verildiği, dava konusu parsele ilişkin açılmış olan … Kadastro Mahkemesinin 2013/350 Esas sayılı dosyasının Hazine ve farklı davacılar tarafından açılmış müdahalenin men’i ve kâl davası olup, yargılama sırasında taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi üzerine Kadastro Mahkemesine aktarıldığı ve kâl talebi hakkında görevsizlik, men’i müdahale talebi hakkında kabul kararı verilerek taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından 13.07.2006 tarihli ve 2005/5261 Esas, 2006/11552 Karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onandığı, bu ilama yönelik karar düzeltme talebi reddedilerek 30.03.2007 tarihinde kararın kesinleşmiş olduğu, bu haliyle taşınmaz hakkında derdest yargılama dosyası bulunmadığı ve malik hanesinin davalı olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosuna itiraz yoluyla taşınmazın niteliğinin ve mükliyetinin değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı ve malik olmayan davacının uygulama kadastrosuna itiraz hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1c, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi,
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın niteliğine ve mülkiyetine yönelik dava yönünden verilen görevsizlik kararına karşı davacılar vekili tarafından, istinaf yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince talebin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin, yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verdikleri kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin üç numaralı alt bendi uyarınca kesin olup aynı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün bulunmadığından, davacılar vekilinin görevsizlik kararına yönelik temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davası hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin görevsizlik kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
Davacılar vekilinin, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davası hakkında verilen karara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.