YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8147
KARAR NO : 2023/7715
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/123 Esas, 2016/134 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre; görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/134 sayılı Kararının, sanık müdafii, katılan ve suçtan zarar gören vekili ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Suç tarihinde … İl Emniyet Müdürlüğünde görevli olan sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasıyla ilgili olarak katılma talebinde bulunan adı geçen kurum vekilinin bu talebinin karara bağlanmadığı ve hükmün yine aynı vekil tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2015 tarihli ve 2015/2269 Soruşturma, 2015/1380 Esas, 2015/63 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 248 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması ve hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/134 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkilinin telefonun içinde gizli bilgiler bulunduğundan dolayı telefonu hurdaya ayırma işlemi ilgili komisyonca yapılana kadar kendisinde beklettiğine, bu konudan dönemin Muhabere Elektrik Şube Müdürü olan …’nun haberdar olduğuna ve bu konuyu birlikte kararlaştırdıklarına, yine müvekkilinin yerine göreve yeni başlayan müdür vekili …’ün de bu olaydan haberdar olduğuna ancak ismi geçen kişilerin tanık olarak dinlenmedikleri için savunma haklarının kısıtlandığına, suça konu telefonun zaten hurdaya ayrılması konusunda karar alındığından dolayı kullanılamayacak halde olan telefon üzerinde zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarının işlenmesinin mümkün olmadığına, müvekkilinin 18.03.2014’te görevden ayrıldıktan sonra 3 ay daha …’da lojmanda kaldığına ve bu süre içerisinde de telefonun hurdaya ayrılma işlemleri için iadesinin istenmediğine, hurdaya ayırma işleminin ilgili komisyonca telefonun 2014 yılı Temmuz ayında teslim edilmesine rağmen işlemlerinin tamamlanmadığına ve konuyla ilgili Lojistik Şube Müdürü …’nin tanık olarak dinlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; eylemin nitelikli zimmet olduğuna, sanık tarafından hurdaya ayırma işlemi yapılana kadar telefonu içindeki gizli bilgilerden kaynaklı olarak güvenlik amaçlı telefonun kendisinde kaldığına ve kendisi tarafından telefon teslim edildikten sonra bile hurdaya ayırma işlemlerinin uzun süre yerine getirilmediği iddiasının, sanığın telefonu teslim etmemesinden kaynaklandığına, sanık tarafından gönderilen telefondaki hasarların niteliğinden dolayı teslim edilen telefon ile sanığa verilen telefonun aynı olmadığına, sanığın üzerine atılı eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna,
3. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; eylemin zimmet suçunu oluşturduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının uygulanmasına gerektiğine, mahkemenin kabulüne göre eylemin ihmali değil icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … İl Emniyet Müdürü olarak olarak görev yapan sanığın, makam hizmetlerinde kullanılmak üzere kendisine teslim edilmiş olan telefonu, görevinden ayrılmasına rağmen iade etmeyerek zimmet suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın eyleminin zimmet değil ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hüküm fıkrasında katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilirken maktu vekalet ücretinin “sanıktan” tahsili yerine “sanıklardan eşit olarak” tahsili ibaresinin yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinde … İl Emniyet Müdürü olarak olarak görev yapan sanığın, makam hizmetlerinde kullanılmak üzere kendisine teslim edilmiş olan telefonu, görevinden ayrılmasına rağmen iade etmeyerek zimmet suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanığın atılı suçlamayı kabul etmediğini, bahse konu telefonun arızalandığını ve hurdaya ayırma işlemleri yapılana kadar telefonun içinde gizli bilgiler olmasından dolayı telefonun kendisi tarafından muhafaza edilmesi konusunda dönemin Muhabere Elektrik Şube Müdürü olan … ile birlikte karar aldıklarını, bu konudan yerine göreve yeni başlayan müdür …’ün ve yine o dönem koruma olarak görev yapan kişilerin de haberinin olduğunu ancak ismi geçen kişilerin tanık olarak dinlenmediklerini, 18.03.2014’te görevden ayrıldıktan sonra 3 ay daha …’da lojmanda kaldığını ve bu süre içerisinde de telefonun hurdaya ayrılma işlemleri için iadesinin istenmediğini, hurdaya ayırma işleminin telefonun 2014 yılı Temmuz ayında ilgili komisyona teslim edilmesine rağmen işlemlerinin tamamlanmadığını ve bu işlemlerle ilgili dönemin Lojistik Şube Müdürü …goyla göndermiş olduğunu, ayrıca suça konu telefonun zaten kullanılamayacak halde olduğunu ve bu nedenle telefondan da yararlanma imkanının bulunmadığını savunması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın savunmasında adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesi ile sanık tarafından iade olarak gönderildiği belirtilen telefonun, kendisine görevi gereği teslim edilen telefon olup olmadığı hususunda telefonun seri ve imei numaraları üzerinde durularak TÜBİTAK’tan rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı hüküm fıkrasında belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve katılma talebi karara bağlanmayan … İl Emniyet Müdürlüğünün kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasına katılan olarak KABULÜNE,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/134 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.06.2023 tarihinde karar verildi.