YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2009
KARAR NO : 2023/7717
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/336 Esas, 2013/464 Karar
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçları ile resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin eylemlerin özel belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulü ile bu suçtan)
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2008 tarihli ve 2006/19446 Soruşturma, 2008/2756 Esas, 2008/299 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesi; 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi; 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılması ile aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.07.2009 tarihli ve 2006/10808 Soruşturma, 2009/8991 Esas, 2009/481 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi; 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi; 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ile aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2009 tarihli ve 2009/164 Esas, 2009/319 sayılı Kararıyla bu davanın Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/275 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2010 tarihli ve 2008/275 Esas, 2010/295 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan beraatine, zimmet suçuna ilişkin bir kısım eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 62.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 62.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
4.Dairemizin 26.03.2013 tarihli, 2011/14411 Esas ve 2013/2333 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan verilen beraat ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanmasına, resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanığın eylemlerinin özel belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğundan, nitelikli dolandırıcılık ve bu suça teşebbüs etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanığın eylemi neticesinde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına sebebiyet verilmediği gerekçesiyle yalnızca 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ile 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 35 inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını oluşturduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma üzerine İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2013/336 Esas, 2013/464 sayılı Kararı ile sanık hakkında özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan … Vakfı vekili, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin ise sanık aleyhine bozulması istemiyle ve sair nedenlerle temyiz talebinde bulunmuştur.
B.Sanık müdafii, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması istemiyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanığın … Vakfında muhasebe işlerine bakan sözleşmeli işçi statüsünde çalıştığı, vakfa ait hesaplardan sahte evrak düzenleyerek para çektiği ve bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği ayrıca; vakfa ait bir taşınmazın satışı hususunda yetkili olduğu şeklinde mağdur …’i ikna ederek kendisinden 31.830 TL bedelli çeki teslim alarak şahsen tahsil ettiği, mağdur …’a da aynı taşınmazın satışı konusunda vaatte bulunarak bu sefer vakfın hesabına peşinat olarak ödeme yapmasını sağladığı ancak usulsüz eylemleri ortaya çıkınca vakıf hesabından mağdurun yatırdığı parayı çekemediği ve ikinci dolandırıcılık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı somut olayda, sanık hakkında bozma üzerine özel belgede zincirleme sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği yapılan indirim sonucu belirlenen 1 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden takdiri indirime ilişkin aynı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim sonucunda hapis cezasının 1 yıl 5 ay 15 gün yerine 1 yıl 2 ay 15 gün olarak eksik belirlenmesi,
Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan her iki hükümde de 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
B.Sanık hakkında özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
1.Vakıf başkanı yerine sanığın tanzim ettiği talimat evrakı özel belge niteliğinde olduğundan özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.İddiaya konu son suç tarihinin 05.04.2006 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
1.Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2013/336 Esas, 2013/464 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ve katılan … Vakfı vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin üçüncü paragrafındaki “1 yıl 2 ay 15 gün” ibaresinin “1 yıl 5 ay 15 gün” olarak değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin beşinci paragrafı ile 3 numaralı bendinin altıncı paragrafında yer alan “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” şeklindeki ibarenin hüküm fıkralarından çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Sanık hakkında özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2013 tarihli ve 2013/336 Esas, 2013/464 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ve katılan … Vakfı vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.