Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6709 E. 2023/7723 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6709
KARAR NO : 2023/7723
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/225 Esas, 2020/123 Karar
SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Beraat

… Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/225 Esas, 2020/123 sayılı Kararının, katılan vekili, suçtan zarar gören vekili ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık … müdafiinin temyizinin beraat hükmünün gerekçesine yönelik olduğu ve temyizde hukuki yararının bulunduğu gözetilerek tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanıklara isnat edilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun’un değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan suç bakımından başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden Hazinenin zimmet, müdafiinin sanık … hakkındaki beraat, katılan … vekilinin ise tüm suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Milas Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2011 tarihli ve 2011/2943 Esas, 2011/6917 Soruşturma, 2011/1776 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B.Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2012/523 Esas, 2015/32 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
C.Bahse konu kararın katılan vekili ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.11.2018 tarihli ve 2018/3838 Esas, 2018/8466 sayılı Kararı ile sanıkların eylemlerinin sübutu halinde zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını oluşturabileceği nazara alınarak, fiilleri nitelendirme, kanıtları değerlendirme ve davaya bakma görevinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
Ç.Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak 19.03.2019 tarihli ve 2018/562 Esas, 2019/32 sayılı Karar ile sanıklara yönelik isnadın zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını oluşturabileceği, bu itibarla davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
D.Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği … Ağır Ceza Mahkemesince 12.03.2020 tarihli ve 2019/225 Esas, 2020/123 sayılı Karar ile sanıkların zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; kamunun zarara uğratıldığına, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, kurumca hazırlanan raporlar ve Milas Asliye Ceza Mahkemesince alınan raporlara itibar edilmeyerek hatalı tespit yapıldığına, sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak beraatlerine karar verildiğine,
B.Katılan … vekilinin temyiz istemi; tespit dosyasındaki bilirkişi raporu, sanıklar tarafından alınan uzman raporu ve son bilirkişi raporunun taraflı, çelişkili ve bilimsellikten uzak olduğuna, önceki raporlara itibar edilmesi gerektiğine, atılı suçların maddi ve manevi unsurları ile birlikte sübut bulduğuna,
C.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işleme kastının olmadığına, suçun faili olamayacağına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat kararının gerekçesinin yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Milas Orman İşletme Müdürlüğünde orman muhafaza memuru olarak görev yapan ve ölçü tespit tutanaklarını imzalayan sanıklar Rahmi, Ali, Mahmut ve Mehmet ile fazla ödemeye ilişkin ödeme emri belgelerini imzalamak suretiyle ödenecek miktarların emanet hesabına alınmasını sağlayarak ödenebilir duruma getiren ve ödemeye dayanak belgeleri uygun gören Milas Orman İşletme Müdürü sanık …, dönemin Karacahisar Orman İşletme Şefi ve gerçekleştirme görevlisi Hasan ile muhasebe yetkilisi sanık …’in; Karacahisar Orman İşletme Şefliğinde 2008-2009-2010 yıllarında yapılan kekik ve meşe rehabilitasyon çalışmaları kapsamında, çalışma yapılan alanı olduğundan daha fazla göstermek ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğünce sürgün kontrolü çalışması için belirlenen fiyatın çok üzerinde birim fiyat kararları almak suretiyle S.S. İnişdibi-Çimşir Köyleri Kalkındırma Kooperatifine fazla ödeme yapılmasına sebep oldukları iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; dosya içinde mevcut birinci, ikinci ve üçüncü bilirkişi raporlarının suça konu rehabilitasyon çalışmasından 2 – 4 yıl sonra, uzman raporunun ise 4 – 5 yıl sonra hazırlandığı, yörenin yetişme ortamı bitki beslenmesi açısından elverişli olduğundan, ayrıca bitkiler yılda birkaç kez sürgün verdiğinden, rehabilitasyon çalışmasının yapılıp yapılmadığının veya ne miktarda yapıldığını tespit etmenin oldukça güç olduğu, aradan geçen süre ve bitkilerdeki gelişme göz önüne alındığında ne kadar bir alanda çalışma yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, sanık savunmalarının aksine, isnat edilen suçları işledikleri hususunda kesin, mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından atılı suçlardan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar …. ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanık savunmaları, hükme esas alınan son bilirkişi raporundaki tespitler ile sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar vekilleri ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

B.Sanık …’in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 02.03.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
A.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden Hazine vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında verilen hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/225 Esas, 2020/123 sayılı Kararında katılanlar vekilleri ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilleri ve Rahmi müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık … hakkında verilen hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/225 Esas, 2020/123 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.