Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/7469 E. 2013/12923 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7469
KARAR NO : 2013/12923
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma, Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Davanın zamanaşımı nerdeniyle düşürülmesi, Mahkumiyet, Ceza verilmesine yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)-Sanık hakkında 26.07.2002 ve 10.11.2004 tarihli tutanaklarla ilgili olarak verilen 17.10.2012 tarihli kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2)-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 01.02.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca dosyanın mahkemesine iade edilmesine dair Dairemizin 17.09.2012 tarihli kararından sonra yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında sadece elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı sanık … müdafii tarafından yapılan temyiz başvurusunun geçerli olduğu belirlenerek, 01.02.2011 tarihli mühür bozma suçundan sanığın mahkumiyetine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesine göre belirlenen 1100 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine, yargılama giderlerinin sanık …’den alınmasına ilişkin hükme yönelik olarak yapılan incelemede,
5271 Sayılı CMK’ nın 324.maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sanığın sorumlu tutulabilmesi için, aynı Kanun’un 325. maddesi gereğince ceza veya güvenlik tedbirine mahkum olması ya da 327.maddesi gereğince hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen yapılan giderlerin kendi kusurundan ileri gelmesi gerektiği, sanık hakkında 31.12.2004 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu dava nedeniyle yapılan yargılamadaki giderlerin sanık …’e yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 01.02.2011 tarihli mahkumiyet kararında hüküm fıkrasının (F) bendinin yargılama gideri ile ilgili (1) numaralı kısmının hükümden çıkartılmasına, 82.35 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan ve katılan lehine 1100 TL vekalet ücretini de kapsayan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 17.10.2012 tarihinde verilen ceza verilmesine yer olmadığına, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline dair karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2012 gün ve 2011/4–415 esas, 2012/92 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5271 Sayılı CMK’nın 327.maddesinin birinci fıkrasında; “hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edilir” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş olup, maddenin gerekçesinde ise “sanığın kendi kusuruyla sebep olduğu giderler” kavramı ile “hakkında kamu davası açılmış olan kişi kendi savsama veya kusuruyla bilirkişi veya tanıkların dinleneceği veya yüzleştirme yapılacak duruşmaya katılmaması ve bu işlemlerin yenilenmesinin gerekmesi, kendisini suçlama gibi nedenlerden kaynaklanan giderlerin anlaşılması gerektiği” açıklanmıştır.
Somut olayda ise, katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanığın kusurundan kaynaklanan bir gider olarak kabul edilmesi olanağı bulunmadığı gibi, dosya kapsamına göre 6352 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinin 2.fıkrası uyarınca dosyanın mahkemesine iade edilmesine dair Dairemizin 17.09.2012 tarihli kararından sonra sanığın kusurundan kaynaklanan herhangi bir yargılama gideri de bulunmadığından, elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçundan açılmış kamu davasında 6352 sayılı Yasanın geçici 2/2. ve 5271 Sayılı CMK’nın 223/4-a. maddeleri gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın vekalet ücreti ile diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları ile tebliğnamadeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiyle düzeltilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin (F) bendinin ve katılan yararına vekâlet ücreti hükmedilmesine ilişkin (E) bendinin çıkartılmasına, yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.