Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16686 E. 2023/2164 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16686
KARAR NO : 2023/2164
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/355 Esas, 2018/529 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin 2 nci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5/1 maddesi, TCK’nın 53 ncü maddesinin 1-2-3 üncü fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2019/104 Esas, 2018/529 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminde özetle;
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılması sebeplerinin istinaf mahkemesi tarafından hatalı şekilde soyut gerekçelerle reddolunduğuna, yerel mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmayan tevsii tahkikat taleplerinin tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın eşi ile görüşme kaydının çıktığı tarihlerde tarafların HTS kayıtlarının nerelerden sinyal verdiğinin araştırılması hususu olduğuna, sanığın ByLock kullandığı belirtilen tarihlere ilişkin baz istasyon verilerinin dava dosyasına girmesi gerektiğine, sanığın eşinin yargılandığı dava dosyasının örneğinin ve arama el koyma tutanaklarının örneğinin yerel mahkeme tarafından istenmeyerek eksik inceleme yapıldığına,sanığın haberi olmadan kullandığı ipad’e eşinin ByLock yüklediğine, programın aktif hale getirilip kullanılmasının ve kişi eklenmesinin sanığın bilgisi dışında eşi tarafından yapıldığına, sanığın eşinin bu hususu soruşturma ve kovuşturma aşamasında ikrar ettiğine, tespit ve değerlendirme tutanağında sanığın üçüncü kişilerle herhangi bir mesaj ya da başkaca iletişiminin olmadığına, sanığın evde olduğu sırada haberi olmaksızın eşinin ByLock uygulamasını kurduğu, çalışıp çalışmadığının kontrolü için deneme amacıyla karşılıklı ve ardışık arama yöntemine başvurduğuna, sanığın kullandığı tablete ByLock kurulduğundan haberi olsaydı ev aramasında tableti rızasıyla teslim etmeyeceğine, aynı şekilde kullanıcı adı olarak açıkça adı ve soyadını yazmayacağına, dosyada sanığın örgüt talimatı ile ByLock ağına dahil olmasının söz konusu olmadığına, kişi listesinde eşi dışında başka kişi bulunmadığına, atılı suç yönünden ByLock’un tek başına örgüt üyeliği için yeterli olmadığına, sanık aleyhine tanık beyanı bulunmadığına, örgüte müzahir katılım bankasına para yatırmanın ve örgütün eğitim kurumlarında öğretmenlik yapmanın örgütsel bağ içerir somut delil olmadığına, sanığın eşi ile ilgili veri inceleme raporunun “Eş Devam” kısmında “Hayır” yazdığı, bu değerlendirmeye göre sanığın örgütle doğrudan ya da dolaylı iltisaklı olmadığının kabul edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosyada mevcut ByLock raporunda; sanık …’nün ID numarası 137158, kullanıcı adı esraguducu, şifresi sanığın ve tanık olan eşinin beyanına göre aynı zamanda sanığın ÖSYM numarası 06164028 olan tablete yüklü, FETÖ/PDY terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ve sadece sözü edilen terör örgütü üyeleri tarafından kullanılabilen ByLock’u kullandığı, ByLock teknik rapor içeriği, eşi Fatih Güdücü’ nün ByLock tespit edilen GSM hattına ait baz bilgileri ile sanığın kullandığı GSM hatlarına ilişkin baz bilgilerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen analiz raporu, savunma içeriği, birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eşinin kendi telefonundaki ByLock programına, tablette tespit edilen sanığının adının yer aldığı ByLock profilini “esraşkım” şeklinde kaydettiği, tablette yüklü ByLock kullanıcı adının sanığın adı soyadının, şifresinin de sanığın ÖSYM numarasının oluşu, ayrıca sanık ve eşinin ByLock baz bilgileri karşılaştırması sonucunda aynı baz istasyon verisinin bulunmadığı, aynı zamanda sanığın SGK bilgilerinden de anlaşıldığı üzere örgüt ile iltisaklı olup kapatılan kurumlarda öğretmen olarak çalıştığı hep birlikte değerlendirildiğinde, ByLock programının sanığın kullandığı tespit edilmiş olup; sanığın inkara yönelik savunmasının soyut olduğu ve inandırıcı olmadığı, suçtan kurtulmaya yönelik bulunduğu kanaatine varılarak ByLock raporuna, baz bilgilerine göre sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kabul edildiği, kriptolu ByLock haberleşme programını da münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanıldığı ve diğer deliller de göz önüne alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve söz edilen terör örgütüne organik bağ ile bağlı olduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı bulunan “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunun kabul etmeyen sanık hakkında hükme esas alınan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında yalnızca sanığın eşinin kayıtlı olmasına ve savunmanın tanık olarak dinlenen eşi …nün beyanıyla da teyid edilmesine nazaran, hükümden sonra gelen “203149” ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK’nın 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunarak tartışılmasından ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili bilgi yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretlerinin getirtilmesi, tespiti halinde beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15/03/2019 tarihli ve 2019/104 Esas, 2019/223 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ İLE HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası a bendi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.