YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11913
KARAR NO : 2023/3771
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte usulsüz tebligat şikayeti, yetki, borca, faiz oranına, faize itiraz ile İİK’nın 45. maddesi uyarınca şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile yetkiye ve borca yönelik itirazın reddine, ödeme emrinin tebliğ tarihinin 29.07.2019 olarak düzeltilmesine, işlemiş faiz tutarının 2.136,99 TL olarak düzeltilmesine, 40.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, takibin devamına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafından istinafa konu edilen karar kesin nitelikte bulunduğundan, İİK’nın 363 ve 365. maddeleri uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine, istinafa konu edilen kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; icra dosyasında ödeme emrinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, muhtara tebliğ edilmiş olup, davacının dava tarihi itibariyle takipten haberdar olduğunu, takipte yetkili yerin Gediz İcra Daireleri olduğunu, her ne kadar bono üzerinde Uşak İcra Daireleri yetkilidir şeklinde belirtilmiş ise de söz konusu hususun sonradan doldurulduğunun çıplak gözle dahi görüldüğünü, bonodaki tarafların tacir sıfatının bulunmadığını, gerçek kişilerin yetki sözleşmesi düzenleyemeyeceklerini, takip dayanağı senedin kredi sözleşmelerinin teminatı olarak düzenlendiğini ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini, davalının alacağını teminat altına almak amacıyla davacıya imzalattırdığı bononun sonradan doldurulduğunun açık olduğunu, ipotek bulunmasına rağmen, önce ipoteğe başvurulması zorunluluğuna uyulmadığını belirterek, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize, yetkiye itirazlarının kabulü ile takibin iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresinde açılmadığını, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, ödeme emri tebliğ işleminin TK’nın 21/1 maddesine göre yapıldığını,davacının aynı adreste ikamet ettiğini aynı zamanda köyün muhtarı olduğunu, yetki itirazının yerinde olmadığını, bono üzerinde Uşak icra müdürlüğünün yetkili olduğunun belirtildiğini ve bonoda keşide yerinin Uşak olarak gösterildiğini, takibe konu bononun kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içerdiğini, teminat senedi niteliğinde olmadığını, davacının bunun aksi yönde hiçbir delil veya yazılı belge ile sürmediği gibi senet metninde de bononun teminat niteliği taşıdığına dair herhangi bir kayıt olmadığını, borca ve faize itirazların inceleme yerinin genel mahkemeler olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı bonoda düzenleme yerinin Uşak olduğu, davanın tarafları tacir ya da tüzel kişi olmadıklarından HMK’nın 17. maddesi gereğince hukuken geçerli bir yetki sözleşmesi yapılmasının mümkün olmadığı, davalı borçlunun adresi her ne kadar Gediz/Kütahya ise de, bononun Uşak’ta düzenlenmiş olması nedeniyle İİK’nın 50/1. maddesi ve TTK’nın 777/3 maddesi uyarınca icra takibinin Uşak İcra Dairesi’nde yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, takip borçlusu …’a ödeme emrinin tebliği için gönderilmiş olan tebligat parçası incelendiğinde beyanına başvurulan komşu isminin tebligat parçası üzerine yazılmamış olduğu, Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesinde “… adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırılarak beyanlarının tebliğ mazbatasına yazılması …” gerektiği belirtilmesine karşın yönetmeliğin emredici hükmüne uyulmamış olması nedeniyle tebliğin usulsüz olduğu, davacı vekili tarafından usulsüz tebliğleri 29.07.2019 tarihinde öğrenmiş oldukları beyan edildiğinden TK’nın 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzelmesine karar verildiği, davacı-borçlu vekili takibe dayanak bononun, davacı-müvekkili ile davalı-banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, kambiyo senedi vasfını taşımadığı için takibe konulamayacağını iddia etmişse de herhangi bir delil ibraz etmemiş olduğundan davanın bu yönüyle reddine karar verildiği, takibe dayanak bono ile ipotek arasında bir bağlantı kurulamamış olduğundan, “ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmadan kambiyo senetlerine özgü takip yapılamayacağı” yönündeki iddianın somut olayda uygulanamayacağı, davacı-borçlu vekilinin faize itirazı yönünden incelemede bulunmak üzere dosyanın bilirkişi tevdii edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 27.11.2019 tarihli raporda işlemiş faiz tutarının takipte fazla talep edilmiş olduğu anlaşıldığından faize yönelik itirazın kabulü ile faiz alacağının düzeltilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, yetkiye ve borca yönelik itirazın reddine, ödeme emri tebliğ tarihinin 29.07.2019, işlemiş faiz tutarının 2.136,99 TL olarak düzeltilmesine, 40.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı-borçlu vekilinin süre tutum dilekçesinde yazılı kararın eksik inceleme sonucu alındığı, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğu, gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesini sunacağını bildirdiği, gerekçeli kararın davacı vekiline 04.07.2020 tarihinde tebliğine rağmen, yasal süresi içinde ayrıntılı istinaf dilekçesi verilmediği anlaşılmıştır.
2-Davalı-alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme her ne kadar davanın esası yönünden hukuka uygun karar vermiş ise de taraf vekalet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu, davacı lehine kabul edilen fark miktar kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının 21.06.2022 tarihinde davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, davacı vekilinin süre tutum dilekçesini 29.06.2022 tarihinde verdiği, gerekçeli kararın 04.07.2020 tarihinde tebliğine rağmen, yasal süresi içinde istinaf başvuru dilekçesini vermediği nedenle davacının istinaf istemi hakkında kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapıldığı, kararda kamu düzeni yönünden bir eksiklik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 1.360,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, davalı tarafından bu vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf incelemesine konu edilen miktar 1.360,00 TL olup kararın davalı vekili tarafından istinafa konu edilen kısmının miktar itibariyle kesin olduğu belirtilerek İİK’nın 363 ve 365. maddeleri uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine, istinafa konu edilen kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dosyaya bakmaya yetkili İcra Müdürlüğü Gediz İcra Müdürlüğü olmasına karşın Uşak İcra Müdürlüğünün yetkili kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkilin ikametgah adresinin Kütahya İli Gediz İlçesi Üzümlü köyü olduğu, takip dayanağı senedin müvekkilinin davalı banka tarafından kullanmış olduğu kredi sözleşmelerinin teminatı olarak düzenlendiği, bu sebeple kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, davalı bankanın alacağını teminat altına almak amacıyla müvekkillerine imzalattırdığı bononun sonradan doldurulduğunun açık olduğu, ipotek bulunmasına rağmen önce ipoteğe başvurulması zorunluluğuna uymayarak davalı tarafından müvekkilleri aleyhine başlatılan iş bu takibin iptali gerektiği ve davalı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte usulsüz tebligat şikayeti, yetki, borca, faiz oranına, işlemiş faize itiraz ile İİK’nın 45. maddesi uyarınca öncelikle ipoteğe başvurulması gerektiğine dair şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 15. ve 17. maddeleri, İİK’nın 45, 50/1. ile 169/a maddeleri, TTK’nın 777/3 maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İstinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı-borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.