YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30138
KARAR NO : 2013/21762
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine uygun olan mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanması gereken hallerde konut dokunulmazlığının ihlal suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı nazara alınarak, tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Sanık …’nin daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, adı geçen hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken kanun maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 116/1. maddesi yerine, aynı Kanunun 142/2-d maddesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanması gereken hallerde konut dokunulmazlığının ihlal suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı nazara alınarak, tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13/03/2012 tarihli, 2011/2-376 Esas ve 2012/90 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten … bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan
hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmakta; koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumu, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece 6008 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce re’sen, bu değişiklik sonrasında ise sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi halinde diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlendiğinin kabul edilmesine karşın sanıkların cezalarında 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi uyarınca arttırım yapılmaması,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan … hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 25/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.