YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5602
KARAR NO : 2023/2499
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ret kararının kaldırılması ile hükmün onanması
İTİRAZA KONU KARAR : Ret
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/5374 Esas, 2021/2285 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.03.2023 tarihli ve KD-2023/4182 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin 19.10.2022 tarihli dilekçesinin incelenmesinde; 27.02.2019 tarihinde sanık müdafii tarafından verilen süre tutum dilekçesinin temyiz gerekçelerini içerdiği, bu nedenle sanık yönünden yapılan temyiz başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği, aksi durumun mahkemeye erişim hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet vereceği, bu nedenle sanık hakkında yapılan temyiz başvurusunun kabulü ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulmasını istediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay ilâm içeriğinden ise, sanık müdafiinin yasal süre geçtikten sonra gerekçeli temyiz dilekçesi verdiğinden bahisle, temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddedildiği görülmüştür.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraznamesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında ve sanık müdafiine gönderilen tebligatta 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinde düzenlenen ihtarın yer almadığı, bu nedenle sanık müdafii tarafından verilen 09.04.2019 tarihli temyiz dilekçesinin yasal süresinde sayılması gerektiği ve temyiz talebinin esastan incelenmesi gerektiğinden bahisle ret ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin talebinin kabulü ile temyiz talebinin esastan incelenmesi ve hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1-Olağan bir kanun yolu olarak düzenlenen temyiz davası yönünden de adil yargılanma hakkı kapsamındaki güvencelerin sağlanmasında zorunluluk bulunmasına (AYM Hasan İşten, B. No: 2015/1950, 22/2/2018, § 37), Anayasa’nın 36/1, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1. maddeleri ile teminat altına alınan (AYM Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd.Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34) ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek, uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelen (AYM Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52) Mahkemeye erişim hakkı bağlamında; kanun yoluna başvurma hakkının belli bir süre koşuluna bağlanmasının hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması gibi önemli ve meşru bir amaca hizmet ettiğinde (AYM Ertuğrul Dalbaş, B. No: 2014/7805, 25/10/2017, § 59), şartları ve usulü açık bir şekilde ortaya konulmak şartıyla (AİHM Galstyan/Ermenistan Başvuru no; 26986/03 15.01.2007 t.) öngörülen usul şartlarına uyulmaması sebebiyle kanun yolu başvurusunun reddedilmesinin bu hakkın ihlali sonucunu doğurmayacağında (AİHM Sjöö/İsveç Başvuru no; 37604/97) kuşku olmamakla birlikte, yargısal başvuru usullerinin belirli ve öngörülebilir olmasında zorunluluk bulunduğundan (AYM Hasan İşten, §45), temyiz davası açma sürelerini düzenleyen mevzuata ilişkin farklı yorum ve uygulamaların ortaya çıkardığı belirsizlik ve özellikle derece mahkemesi kararında gösterilen başvuru yöntem, mercii ve süresine ilişkin yetersiz bilgiye güvenilerek yapılan kanun yolu başvurularının süre aşımından reddedilmesinin öngörülemez ağır ve orantısız sonuçlara sebep olacağı (AYM Cemile Akyıldız B. No: 2014/1382, 22/9/2016 ) gözetilerek, CMK’nın 291. maddesinde öngörülen sürede verdiği gerekçesiz temyiz dilekçesi ile kanun yoluna başvurma yönündeki istek ve iradesini ortaya koyan sanık müdafiine, aynı yasanın 295. maddesinde düzenlenen temyiz gerekçesi/nedeni bildirme için verilen yedi günlük sürenin, hak düşürücü niteliğine ilişkin sonuçlarının incelemeye konu kararda gösterilmesine rağmen, bu kararın tebliğine dair mazbatada açık ve anlaşılır biçimde gösterilmediği görüldüğünden temyizin süresinde ve gerekçeli olduğu kabul edilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
2-Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, görev örgütün … ilindeki işadamları yapılanması içinde bulunduğu, Fetö/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için KHK ile kapatılan Karadeniz Sanayici ve İşadamları Derneğine üye olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan Feza Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş’nin şirket ortağı olduğu, Zaman gazetesinin kapatılması sürecindeki protesto gösterilerine ilişkin görüntü kayıtlarına göre örgütsel faaliyet kapsamında protesto gösterilerine katıldığı belirlenen, bölge adliye mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/5374 Esas, 2021/2285 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2447 Esas, 2019/407 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.