Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9515 E. 2023/18196 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9515
KARAR NO : 2023/18196
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Sübuta,
2. Tanıkların dinlenilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına,
3. Lehe Kanun hükümlerinin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde eşi olan katılana “O…” diye hakaret ettiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı iddia ve kabul olunmuştur.
1. Sanığın aşamalarda ikrar içeren savunmada bulunduğu belirlenmiştir.
2. Katılan aşamalarda benzer ve istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.
3. Katılan hakkında, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 22.08.2014 tarihinde düzenlenen raporda, … sağ ön tarafta 3×1 cm erezyone alan, sağ dirsekte 1×1 cm erezyone alan, sağ koltuk altında eritemli alanın mevcut olduğu, meydana gelen yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
4. Sanığa ait adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta İlişkin
Sanığın ikrar içeren savunması, katılanın benzer ve istikrarlı anlatımları, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mezkur suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tanıkların Dinlenilmemesi Nedeniyle Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin
Sanığın aşamalarda tanık dinlenilmesi yönünden bir talebinin bulunmaması, temyiz dilekçesinde dinlenilmesini talep ettiği kardeşinin katılana yönelik eylemi nedeniyle hakkında ayrıca kamu davasının açılması, sanığın aşamalardaki ikrar içeren savunması ve katılanın aşamalardaki anlatımları karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrike İlişkin
Sanığın aşamalardaki savunması, katılanın anlatımları ve dosya arasında yer alan diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; katılandan kaynaklanan ve sanık lehine haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Lehe Kanun Hükümlerine İlişkin
Yerel Mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62, 51 ve 50 nci maddelerini ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesini uygulamama gerekçesinin Yasal ve yerinde olması, aynı zamanda 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesiyle, 5271 CMK’nın 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olması, adli sicil kaydında ” hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” dair kararın bulunması ve sanığın denetim süresi içerisinde temyize konu suçları işlemesi nedeniyle hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunulmamıştır.
B. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5217 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden hükümler bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.