Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16695 E. 2023/2703 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16695
KARAR NO : 2023/2703
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/35 ve 2018/252 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin 2 nci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun’un 5 inci maddesi, 62 nci maddesinin 1 inci fıkrası, 53 ncü maddesinin 1-2-3 üncü fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2018/711 Esas, 2019/845 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminde özetle;
Sanığın sahte kimlikle yakalanma olayına davada beraat ettiğine, sohbet hocalığı yaptığına ve örgütün üst konumunda etkin bir rolünün tespit edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığına, sıradan bir kurum çalışanı olduğuna, herhangi bir eylem içerisinde yer almadığına, sanığın çalıştığı kurumun örgüte ait olduğunun darbe girişimi sonrasında ortaya çıktığına, sıradan bir personelin bunu bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, Bank … hesabının maaş ödemeleri için açıldığına, hesabını örgüt liderinin talimatıyla açmadığına, örgüt lehine olacak şekilde hesap hareketi bulunmadığına, ByLock tespit edilen hat üzerinden sanığın eşi ile görüşmeleri olduğuna, bunların örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilmesinin isabetsiz olduğuna, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delilin dosya kapsamında yer almadığına, sanığın atılı suç kapsamında yer alan eylemlerini bilerek isteyerek gerçekleştirmediğine, sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock görüşme içeriklerini gösterir tespit ve değerlendirme tutanağının gönderilmesinin beklenmediğine, sanığın suç tarihi olarak gösterilen tarihten önceki iddia edilen yasa dışı eylemleri nedeniyle cezalandırıldığına, iddia edilen bu eylemlerin işlendiği tarihte yasa dışı olduğuna dair idari ya da cezai bir düzenlemenin mevcut olmadığına, sanığın örgütün herhangi bir yayın organına abone olmadığına, örgütün derneğine veya vakfına üye olmadığına, örgütün sembolleri niteliğinde olan materyalleri uhdesinde bulundurmadığına, örgütün ticari, ekonomik herhangi bir kurumuna bağış, himmet yardımında bulunmadığına, örgüt ile alakalı atılı suç kapsamında hiçbir eylem ve faaliyette yer almadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığına dair ByLock tespit raporu, BTK kayıtları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir şirket ve işyerlerinde 10.09.2015 tarihine kadar çalıştığına müdür ve müdür yardımcılığı görevleri yaptığına dair SGK kayıtları, tanık beyanları, FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü mensubu olup başkaca soruşturma kapsamında tutuklanan Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmenleri H.K. ve E.D.nın tutuklanmasını protesto etmek,algı oluşturmak amacıyla ülke genelinde örgüt mensuplarınca düzenlenen protesto eylemine örgütsel tavır sergileyip Giresun Adliyesi önünde düzenlenen eylemlere katılması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Mütevelli heyetine sohbet vermesi ve sohbet hocalığı yapması, yakalama emri ile aranılırken 10.04.2018 tarihinde… İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından gaybubet evi soruşturmaları kapsamında yakalanması, eşi ile yakalandığında üzerlerinde başkasına ait kimliğe kendi fotoğrafını yapıştırdığı sahte kimliklerle yakalanması hususları göz önünde bulundurulduğunda süreklilik,çeşitlilik ve yoğunluk unsurunun gerçekleştiği kanaatiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında hükümden sonra gelen tespit ve değerlendirme tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunarak tartışılmasından ve soruşturma safhasında “bilgi sahibi” sıfatıyla verdiği ifade tutanağının duruşmada okunulmasıyla yetinilen A.B.ün usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve Uygulamaya göre de;
Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi uyarınca artırım yapılırken uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası yerine fıkra belirtilmeksizin 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi kanuna aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlenedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2021/16695 Esas, 2020/13929 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.