YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3443
KARAR NO : 2023/3566
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3110 E., 2022/4056 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/34 E., 2022/162 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 21.09.2014-12.09.2018 tarihleri arasında çalıştığını, kesintisiz bir şekilde çalıştığı halde 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı işveren tarafından kuruma bildirilmediğini, SGK primlerinin yatırılmadığını beyanla müvekkilinin 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının 12.05.2015-12.09.2015 tarihleri arasında işkur işbaşı eğitim programı kapsamında eğitim aldığını, davacının resmi kayıtlardaki kadar çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil kurumu vekili, kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının davalı iş yerindeki çalışmalarına yönelik hizmet dökümünün gönderildiğini, bunun dışında herhangi bir bildirime rastlanılmadığını, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun zorunlu olduğunu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; taraflar arasında görülen Alanya 1. İş Mahkemesi’nin 2020/374 Esas, 2020/372 Karar sayılı işçilik alacağı konulu dava dosyası incelendiğinde davanın kabulüne karar verildiği ve verilen kararın … Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 2020/2545 Esas, 2020/23660 Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleştiği görülmüştür. Davalı tanıkları ile kamu tanıkları davacının 2015 yılından önce çalışmadığını beyan etse de, davalı tanığı olarak dinlenen ve 03.07.2014-02.03.2015 tarihleri arasında bildirimi bulunan tanık …’ın dosyada mevcut olan ve davacı vekili tarafından 07.12.2021 tarihli celsede sunulan fotoğrafta kendisinin ve davacının bulunduğunu, üzerlerinde işyeri önlüğü olduğu, davacının ara ara yardıma gelmiş olabileceği, davacıyla birlikte çalışmadığı şeklindeki beyanlarının hem kendi beyanıyla hem de davalı savunması ve diğer davalı tanık beyanları ile açık bir şekilde çeliştiği anlaşıldığından davalı savunmasına itibar edilmemiştir. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; tüm tanıkların tanıklık yaptıkları dönemin birbirinden farklı olduğu, davacının iddia ettiği 21.09.2014-12.09.2018 tarihleri arasındaki döneme dair davacıyı çalışırken gördüklerini beyan ettikleri ayrıca davalı tanığı …’ın da davacıyla birlikte üzerlerinde işyeri önlüğü olan fotoğrafı teyit etmesi ve ara ara yardıma gelmiş olabileceği şeklinde beyanı başta olmak üzere bu sebeplerle davacının davalıya ait 1087279 sicil sayılı işyerinde 21.09.2014-12.09.2018 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde hizmet akdine tabi çalıştığı, kesinleşen işçilik alacağı dosyasında davacının son brüt ücretinin aylık 2.304,90 TL olarak tespit edildiği ve dönemsel ücretlerinin de bilirkişi raporunda belirtildiği anlaşıldığından açılan davanın kabulüne, davacının davalıya ait 1087279 sicil numaralı işyerinde SGK’ya bildirilen süreler haricinde 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında tespit edilen brüt ücretler üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacının tüm çalışmalarının Kurum’a bildirildiğini, bildirilmeyen çalışmaları olmadığını, tanık beyanları ile de bu durumun sabit olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde de açılmadığını, beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, tespit davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, davacı iddialarının araştırılmadığını verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerel Mahkemece davacının çalışmasının hizmet akdinde dayanıp dayanmadığı ile ilgili olarak bordro ve kamu tanıklarının dinlendiği, yerel mahkeme kararının yerinde olduğu, açıklamalar itibariyle; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80, 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1) Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesidir. 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut dosyada; davacının 16.09.2015-12.09.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinden bildirimlerinin olduğu, ayrıca 12.05.2015-12.09.2015 tarihleri arasında Türkiye İş Kurumundan sigortalı gösterildiği, Türkiye İş Kurumundan işbaşı eğitim programına katıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içerisine celp edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti yerinde ise de; 12.05.2015-12.09.2015 döneminde Türkiye İş Kurumundan bildirilen hizmetlerin dışlanması gerekirken bu husus gözetilmeden belirtilen sürede de çalıştığına hükmedilmesi yerinde değildir.
2)Diğer taraftan davacı 21.09.2014-15.09.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının tespiti yanında prime esas kazanç tespiti talep etmiş ise de gerek Türkiye İş Kurumu tarafından gerekse davalı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin prime esas kazançlarının asgari ücret üzerinden olduğu, davacının da bildirilen süreler yönünden prime esas kazanç tespiti talebinin bulunmadığı dikkate alınarak bildirilen dönem öncesi tespitine karar verilen hizmetin prime esas kazancının asgari ücret üzerinden tespiti yerine bu miktarı aşacak şekilde hüküm altına alınması isabetli değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.