Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1377 E. 2023/2689 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1377
KARAR NO : 2023/2689
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2017/36 Esas, 2018/12 sayılı Kararı ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay, sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2018/1063 Esas, 2018/1164 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.10.2019 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz istemi, hükmün hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayalı olarak kurulduğuna, sanıkların üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve sair husulara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklardan …’nün kendi adına kayıtlı ve fiilen kendisinin kullandığı anlaşılan 0506 (…) (..) (..) numaralı GSM hattı ile, 35609805292739 imei numaralı cihaz ile ilk tesbit tarihi 01.08.2015 olmak üzere, sanıklardan …’nün ise eşi … adına kayıtlı ancak fiilen kendisinin kullandığı 0506 (…) (..) (..) numaralı GSM hattı ile, 3531830664292 imei numaralı cihaz ile ilk tesbit tarihi 11.02.2016 olmak üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kendi aralarında kullandıkları, internet üzerinden kapalı devre sistemi ile çalışan, gizli ve şifreli haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı oldukları tespit edilmiştir. Yine her iki sanığın kullanmış oldukları ByLock programına ilişkin karşı IP bilgilerine göre sanıkların adresleri ile uyumlu şekilde ilgili baz istasyonlarından ByLock proğramına bağlandıkları anlaşılmıştır. Sanık …’in örgüte müzahir KHK ile kapatılan Antalya Çalışan Çalışan Kadınlar derneğine üye olduğu, eşi diğer sanık … ‘in ise örgüte müzahir KHK ile kapatılan Antalya Mühendis ve Mimarlar Derneğine üye olduğu, sanıklardan …’nün örgüte müzahir Bank Asyada 2004 yılında 931,57 TL’lik hesap hareketi olduğu, eşi şüpheli …’nün 2014-2016 yılları arasında toplam 77.646,81 TL’lik hesap hareketi olduğu tespit edilmiştir.
Toplanan ve Tartışılan deliller sonucunda, sanıkların inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanıkların Fettullahcı terör örgütü paralel devlet yapılanması FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dahil olduğu anlaşıldıklarından, eylemlerine uyan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Terörlü Mücadele Kanununun 5/1. TCK’nun 62 ve 58/9. Maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir. Temel ceza belirlenirken sanıklardan Nedret yönünden bylock görüşme içeriklerine yansıyan yazışma içerikleri dikkate alındığında örgüte müzahir gazete aboneliği ve dernek üyeliğine yönelik çalışmaları ile örgüt faaliyetlerine yönelik yoğun çabaları da gözetilerek suçun işleniş biçimi, failin kastının ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini, sanık … yönünden suçun işleniş biçimi, failin kastının ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak alt sınırdan ceza tayini yoluna gidildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 15.05.2012 tarih ve 2011/1-872 Esas 2012/198 sayılı Kararında da ayrıntıları belirtildiği üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, sanıkların karı koca oldukları; sanık … adına kayıtlı ve ByLock kullanıldığı tespit edilen 0506 (*** ** 93) numaralı GSM hattının eşi tarafından kullanıldığını beyan etmesi karşısında; aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar arasında savunmalarına zafiyet yaratacak düzeyde zarar verebilecek menfaat çatışması oluştuğundan ayrı müdafilerce temsil edilmelerine imkan sağlanması gerekirken CMK’nın 152/1. maddesine aykırı şekilde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2018/1063 Esas, 2018/1164 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.