Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3650 E. 2023/3821 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3650
KARAR NO : 2023/3821
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/547 E., 2021/249 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/28 E., 2020/15 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili; müvekkilinin, 29.07.2013 tarihinde 5.009 gün, 12.05.2016 tarihinde 450 gün, 11.01.2018 tarihinde 10 gün olmak üzere toplam 5.469 gün yurtdışı borçlanmasının tespiti ile 15.01.2018 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının, 09.09.1989 – 28.12.2012 tarihleri arasında toplam 1190 prim gün sayısının bulunduğu ve bu nedenle 5375 gün şartını yerine getirmediği anlaşıldığından 15.01.2018 tarihli tahsis talebinin reddedildiğini, Kurumca yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; 3201 sayılı Kanun’un borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatına göre borçlanma hakkı tanıdığını, yaşlılık aylığına ilişkin hükümlerin 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca 3201 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi kapsamındaki şartların da gerçekleşmesi gerektiğini, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde sigortalılık başlangıç tarihinin nasıl tespit edileceğinin hüküm altına alındığını, Türkiye Cumhuriyeti ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmasına göre sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, gerekli kanıtlar toplanmadan ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararına itiraz ettiğini beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, özellikle, davacının yurt içinde sigortalı çalışmaya başladığı 04.12.2012 tarihinden borçlanılan 5.469 gün (15 yıl 2 Ay 9 Gün) sayısı kadar geriye gidildiğinde sigortalılık başlangıç tarihinin 25.09.1997 tarihinin, Yargıtay yerleşik kararlarında kabul edilen Schwangerschaft Mutterschutz (Analık gebelik koruması) bildiriminin başlangıç tarihi olan 07.09.1990 tarihinden daha ileri bir tarih olması nedeniyle davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 07.09.1990 tarihi kabul edilmesi ve bu kapsamda 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-h bendi kapsamında 20 yıl sigortalılık süresi, 47 yaş ve 5450 prim ödeme gün sayısı şartlarına tabi olduğu, davacının 15.01.2018 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle 47 yaşını ikmal ettiği, 27 yıl sigortalılık süresi bulunduğu ve 5.494 prim ödeme gün sayısı olduğu değerlendirildiğinde yaşlılık aylığına ilişkin anılan şartları yerine getirdiği, 08.12.2017 tarihli Almanya ülkesi hizmet cetveline göre davacının 30.09.2017 tarihinden itibaren bildiriminin bulunmadığından yurda kesin dönüş şartının gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 29.07.2013 tarihinde 5.009 gün, 12.05.2016 tarihinde 450 gün, 11.01.2018 tarihinde 10 gün olmak üzere toplam 5.469 gün yurtdışı borçlanmasının tespiti ile 15.01.2018 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 3201 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.