Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/23495 E. 2012/44851 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23495
KARAR NO : 2012/44851
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2009 tarih 85-487 sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 11.04.2012 gün, 6674-9449 sayılı ilam ile “sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. madde ve fıkrasına göre itiraz yasa yolu açık olup, yine aynı Kanununun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanığın temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,” karar verilip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2012 gün, 2012/190846 sayılı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar uyarınca yapılan incelemede;
Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2009 tarih 85-487 sayılı kararında sanık hakkında temyizi kabil nitelikte mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının buna ilişkin itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 11.04.2012 gün 6674-9449 sayılı kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Esas hakkında bir karar verilmedin önce, zamanaşımının dolup dolmadığı hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suçun işlendiği 11.01.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 01/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.