Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4450 E. 2023/5015 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4450
KARAR NO : 2023/5015
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3001 E., 2022/4059 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/75 E., 2022/91 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı, davalı ve fer’i müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerinin tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalı …’a ait halk otobüsünde şoför olarak 01.07.2003 tarihinde işe başladığı halde Sosyal Güvenlik Kurumu’na 06.07.2004 olarak bildirildiği, bu tarihten itibaren prim yatırılmaya başlandığı, işten çıkış tarihinin 30.06.2010 olmasına karşın 18.06.2009 olarak bildirildiği, bankaya kredi başvurusu yapmaya gittiğinde işyerinden istifa gösterilerek iş akdinin sonlandırıldığını öğrendiği, işçilik alacakları nedeniyle … 5. İş Mahkemesi’nin 2016/432 Esas sayılı dosyasında alacak davasının devam ettiği belirtilerek; “Davalı işyerinde belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.07.2003, sigorta çıkış tarihinin 30.06.2010 olarak tespitiyle, bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı adına çıkartılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi ibraz etmemiş, ancak davalı vekilinin girmiş olduğu duruşmalarda davanın reddini talep etmiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili, davacı …’ın 1006785 sayılı dosyada işlem gören … unvanlı işyerinde 16.07.2004-31.01.2005, 10.05.2005-30.04.2006 ve 13.08.2008-18.06.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği, talep ettiği dönemler arasında dava dışı başka bir işyerinde çalıştığının da görüldüğü, 05.05.2006-31.08.2007 tarihleri arasında 1095921 sicil sayılı dosyada işlem gören işyeri kaydının bulunduğu belirtilerek, açılmış davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada toplanan deliller, tanık beyanları, trafik para cezaları gözetilerek davanın kısmen kabulüne, davacının 01.07.2003 – 06.07.2004 tarihleri arasına ilişkin hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının 01.02.2005-09.05.2005 tarihleri arasında davalıya ait 1006785.007 sicil sayılı iş yerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, ilk derece mahkemesince davanın kısmen reddinin hatalı olduğunu, talebin hak düşürücü süreye uğramadığını, kayıtlara göre de davacının çalışma iddiasının kanıtlandığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tüm taleplerinin kabulünü istemiştir.

Fer’i Müdahil Kurum vekili, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı yazılı deliller ile ortaya konması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde de açılmadığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, sadece tanık beyanları ile karar verilemeyeceğini beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca Fer’i Müdahil Kurum vekili, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.07.2003-30.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunu’nun 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.