Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4442 E. 2023/5019 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4442
KARAR NO : 2023/5019
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/627 E., 2022/1845 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/508 E., 2020/284 K.

Taraflar arasındaki haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekilinin tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Samanyolu Eğitim İşletmeleri A.Ş.’ nin bir dönem yönetim kurulu üyeliği görevini yaptığını, ilgili işletmenin borçlarından kaynaklı olarak müvekkilinin gayrimenkulleri üzerine haciz tatbik edildiğini, işletmenin KHK kapsamında kapatıldığını, anılan şirketin borçlarından kaynaklı haciz konulduğunu, söz konusu şirketin aktifine kayıtlı malvarlığından tahsil edilebilirliği sorgulanmadan uygulanan haciz işleminin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; müvekkili adına kayıtlı gayrimenkuller üzerine tatbik edilen haczin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını ve öncelikle hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini, dava konusu işlemlerin 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesine istinaden borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı hakkında gerçekleştiğini, bu madde kapsamında davacının sorumlu olması için borçlu şirketin borcunu ödemede aciz duruma düşmesinin gerekmeyeceğini, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesindeki sorumluluk; tüzel kişi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk olduğunu, şirketin bir mal varlığının kalmadığını, davacının da yönetim kurulu üyesi olarak borçtan sorumlu olduğunu, ilgili şirketin yönetim kurulu üyesi … hakkında yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemlerle ilgili olarak haciz işlemleri yapıldığını, hacizlere konu borç dönemleri de zaten davacının sorumlu olduğu dönemlere ilişkin olduğu ve davacı tarafın itirazlarının hukuki bir dayanağı olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının gayrimenkulleri üzerine 07.06.2017 tarihli karar ile haciz konulduğu, borcun davacının yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ait olması ve Samanyolu Eğitim İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketinin sicilden terkin edilmesi, şirkete kayyum atanmaması, kurum alacağının şirketin malvarlığından ödenmemesi sebebiyle prim, damga vergisi ve işsizlik sigortası primlerinden sorumluluğu bulunmakla birlikte şirkete ait idari para cezasından sorumluluğu (idari para cezasından davacının şahsi olarak sorumlu olmayacağı dikkate alınarak) bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne, davalı kurum tarafından davacı aleyhine yapılan 2017/015782 sayılı takip yönünden davanın kabulü ile 2017/015782 sayılı takipten … İli, Eyüp İlçesi, Alibeyköy Mahallesi 33 Ada 110 Parsel, … İli, Avcılar İlçesi, Avcılar Mahallesi, 20333 Parsel, … İli, Büyükçekmece İlçesi, Mimar Sinan Mahallesi, 3449 Parsel, Kırklareli İli, Kofçaz İlçesi, Elmacık Mahallesi 102 Ada 6 Parsel, … İli, Beylikdüzü İlçesi, Yakuplu Mahallesi, 338 Ada 3 Parsel sayılı taşınmazlar üzerine tatbik olunan hacizlerin iptaline, davalı kurum tarafından davacı aleyhine yapılan 2017/015780 sayılı, 2017/015781 sayılı ve 2017/015783 sayılı takipler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; asıl borçlunun şirket olduğunu, davacının Kurum alacaklarından sorumlu olmadığını, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili; davacının idari para cezasının iptal edildiğine ya da usulünce itiraz edildiğine ilişkin belge sunmadığını, davacının firma yetkilisi olup idari para cezasından sorumlu olduğunu, Kurum lehine %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının 09.07.2013 tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğu, davacının 02.03.2016 tarihli sicil gazetesinde yönetim kurulu başkanlığına seçildiği,şirketin 670 sayılı K.H.K kapsamında sicil kaydının 24.08.2016 tarihinde terkin edildiği, kayyım atandığına dair bir kaydın bulunmadığı, 2017/015782 takip numaralı ödeme emrinin konusunun idari para cezası olduğu,davacının idari para cezasından sorumlu olmadığı, diğer ödeme emirleri yönünden yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle davacının sorumlu olduğu, mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının ve davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Samanyolu Eğitim İşl. A.Ş.’nin prim borçları nedeniyle davacının gayrimenkulleri üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanunu’nun 70 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.