Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/17694 E. 2013/17281 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17694
KARAR NO : 2013/17281
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/12/2012 tarihli ve 2012/5330 soruşturma, 2012/2333 esas, 2012/1028 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1. maddesine aykırı olarak düzenlendiğinden bahisle 174. maddesi uyarınca iadesine dair, ….Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2012 tarihli ve 2012/358 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına ilişkin MERSİN 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/02/2013 tarihli ve 2013/60 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/04/2013 gün ve 6481/26098 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2013 gün ve 145057 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02/02/2012 tarihli ve 2011/27923 esas, 2012/2008 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, “Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi”nde benimsenen, “Kişilerin Lekelenmeme Hakkı” ile “Eksiksiz soruşturma ve Tek Celsede Duruşma” prensipleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının mâkul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkûmiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dava konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri dava konusu yapmamaları, yani bir nev’i filtre görevi yapmaları gerekir. Bu prensiplerin hayata geçirilebilmesi için mevzuatımızda ilk defa, 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesi hükmü ile; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılarına şüphelinin lehine olan delilleri (de) toplama ve şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğü getirilmiş, ayrıca; 170 ve 174. madde hükümleri ile de, iddianamenin iadesi kurumuna yer verilmiştir. Soruşturma evresi uzun sürebilir. Ancak, kovuşturma evresinin yeni bir delil toplanmasına gerek kalmadan ve bir iki celsede yargılamanın bitirilmesi hedeflenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi hükmüne göre iddianamede gösterilmesi gereken hususlar arasında şüphelinin kimliğinin gösterilmesi gerekmesi, anılan Kanun’un 174. maddesinin 1. fıkrasının b) bendi hükmüne göre de “Suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan bir delil toplanmadan” hazırlanan iddianamenin iade edilmesi gerekir. Somut olayda müştekiye ait evden çalınan cep telefonunu kullanan şüpheliye ait telefon numarasının olay günü … ilçesinden sinyal verip vermediği, çalınan diğer telefonunda IMEI numarası üzerinden kimler tarafından kullanıldığının araştırılmadığının anlaşılması karşısında itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şüpheli …’ın, hırsızlık suçundan, TCK.’nın 142/1-b, 53, 116/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli 14.12.2012 gün ve 2012/1028 sayılı iddianamenin, … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2012 gün, 2012/358 sayılı kararı ile “suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlendiği” gerekçesiyle, CMK’nun 174/1. maddeleri uyarınca iadesi kararına, Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine, Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesince, kanun yararına bozma istemine konu 01.02.2013 gün, 2013/60 D.İş sayılı karar ile itirazın kabulüne ve iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yakınanın evinden gerçekleştirilen hırsızlık suçuna konu iki adet cep telefonundan birinin, şüpheliye ait telefon hattında kullanıldığının, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından bildirilmesi üzerine şüpheli hakkında iddianame düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceği, 170/2. maddesinde soruşturma evresi sonucunda toplanan kanıtlar suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet Savcısının bir iddianame düzenleyeceği hükme bağlanmış olup, kanıtları değerlendirip, yorumlayarak suç niteliğinin belirlenmesi mahkemenin görevi dahilinde bulunmakla, aynı anda çalındığında tereddüt bulunmayan telefonlardan birinin, şüpheliye ait telefon hattında kullanıldığının belirlenmesi, kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte kanıt oluşturduğu halde ve yargılama sırasında da kanıt toplanabileceği gözetilmeden iddianamenin iadesine karar verilmiş olmakla, iade kararı gerekçesinde belirtilen hususlar, yeterli şüphe bulunması nedeniyle başlatılması gereken kovuşturma sırasında da tamamlanabileceğinden, itiraz merciince yazılı gerekçelerle, itirazın kabulüne ve iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, (MERSİN) 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2013 gün ve 2013/60 D.İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.