Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11238 E. 2023/4417 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11238
KARAR NO : 2023/4417
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/487 E., 2018/181 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 1972 yılından beri sigortalı olarak çalışırken 1995 yılında isteğe bağlı sigortalı olduğunu, 16.04.2002 tarihine kadar da düzenli olarak primlerini ödediğini, 01.05.2002 tarihinde emeklilik için davalı kuruma başvurduğunu, kurumun 1995 yılında bir ay zorunlu sigortalılıktan sonra tekrar dilekçe vermediğini, 1995 yılından sonraki primlerin iptal edildiğini ve emekli olamayacağının belirtildiğini, müvekkilinin zorunlu sigortalılıktan sonra isteğe bağlı sigorta primlerinin düzenli olarak ödendiğini, … 4. İş mahkemesinin 2004/1039 esas sayılı dosyası ile açılan davada verilen kararda davacının 01.10.1995-30.3.2002 süresinde ödediği 2100 günlük sigortalılığının bulunduğuna ilişkin kararın Yargıtay tarafından onandığını bu nedenle primlerin geçerliliğinin tespitinin gerektiğini, davacının 27.10.2010 tarihinde nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğu ancak talebinin reddedildiğini belirterek 01.10.1995 – 30.03.2002 süresinde ödediği isteğe bağlı sigorta primlerinin geçerliliğine, 8542865 ve 9760027 sicil numaralarının davacıya ait olduğunun tespitine, 15.12.1972 – 10.04.1973 – 01.03.1974 tarihli işe giriş bildirgelerindeki Kığı ve Bingöl Doğum yeri ile 1955 doğum tarihinin 06.03.1975 tarihli işe giriş bildirgesindeki Bingöl ve 1960 olan doğum tarihinin doğum yeri Şirnan ve doğum tarihinin 10.01.1956 olarak değiştirilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davayı kabul etmediklerini ve yerinde bulunmayan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2013 tarihli ve 2011/114 Esas, 2013/932 Karar sayılı kararıyla; “Davanın kısmen kabulüne,
1) Davacının 01.10.1995 – 30.03.2002 tarihleri arasında ödediği isteğe bağlı sigorta primlerinin geçerli olduğunun tespitine,
2) 8542865 ve 9760027 sigorta sicil numalarının davacıya ait olduğunun tespitine,
3) 8542865 sicil numarasından verilen 15.12.1972, 10.04.1973, 01.03.1974 tarihle işe giriş bildirgeleri ile 9760027 sicil numarasından verilen 06.03.1975 tarihli işe giriş bildirgesindeki doğum yeri ve doğum tarihi hatalı olduğundan, davacının nüfus kaydına göre doğum yerinin Şirnan, doğum tarihinin 10.01.1956 olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine,
4) Davacının 55 yaşını doldurduğu 10.01.2011 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 23.06.2015 tarihli 2014/24244 Esas 2015/14474 Karar Daire kararında; “Somut olayda; çalışmaların davacıya ait olup olmadığına dair yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; öncelikle 85422865 ve 9760027 sigorta sicil numaralarından hizmet bildirimi yapan işyerlerinin işyeri kayıtları ve dönem bordrolarını davalı kurumdan getirtmek, re’sen seçilecek bordro tanıklarını dinlemek, bildirgedeki kimlik bilgileri dahilinde birinin olup olmadığına dair mahallinde kolluk araştırması yaptırmak, bildirgelerin üzerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırmak ve toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre davacının emekli aylığına hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.” hususlarına işaret edilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine,
1) Davacının 01.10.1995 – 30.03.2002 tarihleri arasında ödediği isteğe bağlı sigorta primlerinin geçerli olduğunun tespitine,
2) 8542865 ve 9760027 sigorta sicil numalarının davacıya ait olduğunun tespitine,
3) 8542865 sicil numarasından verilen 15.12.1972, 10.04.1973, 01.03.1974 tarihle işe giriş bildirgeleri ile 9760027 sicil numarasından verilen 06.03.1975 tarihli işe giriş bildirgesindeki doğum yeri ve doğum tarihi hatalı olduğundan, davacının nüfus kaydına göre doğum yerinin Şirnan, doğum tarihinin 10.01.1956 olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine,
4) Davacının 55 yaşını doldurduğu 10.01.2011 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının 27.10.2010 tarihli tahsis talebi doğrultusunda aylık bağlanması talebinin reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik araştırma yapıldığını, bilirkişi raporunun tanık anlatımlarını baz alarak oluşturulduğunu, eksik değerlendirme sonucu karar verildiğini, kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.10.1995 – 30.03.2002 tarihleri arasında ödediği isteğe bağlı sigorta primlerinin geçerli olduğuna, 8542865 ve 9760027 sicil numaralarının kendisine ait olduğunun tespitine, sigorta giriş bildirgesinde yanlış yazılan doğum yeri ve tarihinin nüfus kaydına göre düzeltilmesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi ve aynı Kanun’un geçici 85/c maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK vekilinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.