YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9978
KARAR NO : 2023/2561
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararın muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Keşideci ve aval veren borçlular itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus ilamsız takipte, takibe konu senedin davalı alacaklı ile borçlu şirket arasındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, asıl alacak miktarı ile işlemiş faiz miktar ve oranının davalı alacaklı tarafından tek taraflı olarak belirlendiğini, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın miktarının yargılamayı gerektirdiğini, kullanılan kredinin Kredi … Fonu kredisi olduğunu, alacaklı tarafından kredi … fonuna müracaat edilmeden haklarında takip başlatılmasının usulsüz olduğunu, taraflarına borcun yapılandırılması imkanı tanınması gerekirken bu imkanın da tanınmadığını ileri sürerek borca itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu senedin kambiyo vasfını haiz olduğunu, kambiyo senetlerinin temelindeki hukuki ilişkiden bağımsız olduğunu, itiraz nedenlerinin dar yetkili icra mahkemesinde irdelenemeyeceğini savunarak itirazın reddi ile borçlular aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, borçluların takibe konu senet dışındaki bir belgeye istinaden senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek borca itirazda bulunduğu, muteriz borçlular tarafından senetlerin teminat senedi niteliğinde olduğunu ispat eder herhangi bir delil sunulmadığı, taraflar arasında var olduğu iddia edilen sözleşmede senede atıf yapıldığına dair delil ibraz edilmediği, muteriz borçluların faize itirazı yönünden bilirkişi raporunda; kambiyo senedine dayalı takiplerin, Türk Ticaret Kanunu gereğince ticari iş sayıldığı, bu nedenle ticari faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığı ve fazla faiz talep edilmediğinin bildirildiği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlular istinaf dilekçesinde; takibe konu senedin taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, kullanılan kredinin Kredi … Fonu kredisi olduğunu, alacaklı tarafından kredi … fonuna müracaat edilmeden haklarında takip başlatılmasının usulsüz olduğunu, taraflarına borcun yapılandırılması imkanı tanınması gerekirken bu imkanın da tanınmadığını, bu yöndeki itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, dayanak senedin kredi sözleşmesinin teminatı amacıyla verildiğini, alacaklı tarafından bu iddianın reddedilmemesinin kabul anlamına geldiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını haiz bono niteliğinde olduğu, senedin düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiye yönelik (bu kapsamda kredi sözleşmesinin KGF kredisi olduğu ve bu kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılandırma hakkı bulunduğundan takibe konulamayacağı yahut yine kredi sözleşmesine dayalı olarak borcun olmadığı ya da bu kadar olmadığı veya muaccel olmadığı gibi) iddia ve taleplerin dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesine olanak bulunmadığı, takip dayanağı senedin; müşteri senedi olmadığı, taraflar arasında kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç dışında başka bir borcun bulunmadığı nedenlerine dayalı olarak teminat senedi olduğu iddiasının İİK’nın 169/a-1. maddesi kapsamında yazılı belgelerle kanıtlanmadıkça dikkate alınamayacağı, muteriz borçlular tarafından ileri sürülen bu iddiaların borca itiraz niteliğinde olduğu, borçluların takip dayanağı senedin taraflar arasındaki kredi sözleşmesi gereğince teminat senedi olarak verildiğini gösteren ve kredi ile ilişkili hale getiren, senedin tahsilini kredi sözleşmesindeki koşullara bağlayan, İİK’nın 169/a maddesinde yazılı niteliklerde belge sunamadığı, senet üzerinde; teminat senedi olduğuna, KGF kredisi nedeniyle düzenlendiğine ve ancak bu kredi koşulları çerçevesinde tahsil kabiliyetinin bulunduğuna dair bir kaydın mevcut olmadığı, davalı alacaklı bankanın senedin kredi sözleşmesi nedeniyle verildiği yönünde kabul beyanının da bulunmadığı, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını havi olduğu, borçlunun faize yönelik iddialarının usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporu ile yerinde olmadığının tespit edildiği, borçluların itirazlarını İİK’nın 169/a maddesine uygun olarak ispatlayamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muteriz borçlular temyiz dilekçesinde; takibe konu senedin taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, kullanılan kredinin Kredi … Fonu kredisi olduğunu, alacaklı tarafından kredi … fonuna müracaat edilmeden haklarında takip başlatılmasının usulsüz olduğunu, taraflarına borcun yapılandırılması imkanı tanınması gerekirken bu imkanın da tanınmadığını, bu yöndeki itirazlarının ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, dayanak senedin kredi sözleşmesinin teminatı amacıyla verildiğini, alacaklı tarafından bu iddianın reddedilmemesinin kabul anlamına geldiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde teminat iddiasına dayalı borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168, 169, 169/a maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup muteriz borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.