Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6738 E. 2023/6649 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6738
KARAR NO : 2023/6649
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/12 Esas, 2016/17 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Sanıklardan …, …, …, … ve … hakkında mahkumiyet, … ve … hakkında beraat

Hani Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2014/12 Esas, 2016/17 sayılı Kararının sanıklar …, …, …, … ve … müdafii ile suçtan zarar görenlerden Hazine temsilcisi ve bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Milli Eğitim Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin temsilcisi ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Hazinenin, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da Milli Eğitim Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılanların temsilci ve vekilinin beraat hükümlerine, sanıklar …, …, …, … ve … müdafiinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hani Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2014 tarihli ve 2013/354 Soruşturma, 2014/24 Esas, 2014/10 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi delaletiyle birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, sanıklar …, … ve … hakkında 63 üncü maddesi uyarınca mahsup hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Hani Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2014/12 Esas, 2016/17 sayılı Kararı ile sanıklardan …, …, …, … ve …’in ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi delaletiyle birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesine, 63 üncü maddesi uyarınca sanıkların şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirmiş oldukları sürelerin hükmolunan hapis cezalarından mahsubuna, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Hazine temsilcisi, sanıklar … ve … hakkında Mahkemece eksik incelemeyle beraat hükümleri kurulduğundan bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
2. Katılan … vekilinin temyizi, sanıklar … ve …’in suçu işlediklerinin sabit olmasına rağmen beraat hükümleri kurulmasının yasaya aykırı olduğundan bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
3. Sanıklar …, …, …, … ve … müdafiinin temyizi, sanıkların suça konu ihaleyle ilgilerinin bulunmadığı, dolayısıyla eylemin mağdurların ihaleye girmelerini engelleme olarak değerlendirilemeyeceği, mahkumiyet için yeterli ve somut delil bulunmadığı hususlarına dairdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurlar … ve Abdullah’ın 23.08.2013 tarihinde … isimli şirket adına Hani İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılacak olan öğrenci taşıma ihalesine katılmak üzere Hani Hükümet Konağı bahçesine geldikleri sırada sanıklar tarafından etraflarının sarıldığı, ihaleye girmelerini engellemek maksadıyla sanıklar…. , … ve …’ın mağdurları darp ettikleri, görevli bir polis memurunun havaya ateş etmesi sonrasında kalabalığın dağılması üzerine mağdurların teklif mektuplarını sunmak üzere binaya girmesinden sonra sanık …’nin mağdurları “siz bu ihaleye girerseniz ananızı avradınızı sinkaf ederim” şeklinde tehdit ettiği, ihale komisyonu tarafından olay sebebiyle ihalenin iptal edildiği, sanıkların bu şekilde cebir ve tehditte bulunmak suretiyle mağdurların ihaleye girmelerini engelledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıklardan …, …, …, … ve …’ın dosya kapsamında bulunan kamera kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda atılı suçu işledikleri yönünde vicdani kanaate varılmakla cezalandırılmalarına, … ve …’in ise suçu işlediklerine dair iddiaların dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarıyla doğrulanmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ise;
5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek” şeklindeki düzenleme karşısında, mağdurların ihaleye katılma yeterliğinin bulunmaması halinde eylemlerin kasten yaralama suçunu oluşturacağı nazara alınarak, iddianameye konu edilen ihaleye ait idari ve teknik şartname ve mağdurların ihaleye katılma koşullarına sahip olup olmadığını gösteren tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınması sonrasında iddia ve savunma birlikte değerlendirilerek mağdurların ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olup olmadıklarının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi sonrasında suç vasfının ve sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
Temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17 nci maddesinin (a) bendinin yollamasıyla aynı Kanun’un 59 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında yasaklama kararı verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Hani Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2014/12 Esas, 2016/17 sayılı Kararında katılan Hazine temsilcisi ve katılan bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlardan Hazine temsilcisi ile bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hani Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2014/12 Esas, 2016/17 sayılı Kararına yönelik sanıklar …, …, …, … ve … müdafiinin temyiz isteği ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.