YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2906
KARAR NO : 2023/5053
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Enez Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2010/152 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıuyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/1446 Esas, 2022/3441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, zamanaşımı süresinin dolduğuna, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın, sanığı babasının arkadaşı olması nedeniyle tanıdığı, olaydan bir gün önce gece vakti tanık Alper’in işlettiği kafede katılanın ve sanığın alkol aldıkları, mekan çıkışında aralarında çıkan kavgada birbirlerine vurdukları, ertesi gün katılanın çalıştığı Aydemir Büfe’ye gelen iki kişinin katılanı sordukları, katılanın kendisi olduğunu söylemesi üzerine dışarı çağırdıkları, dışarı çıkan katılanın içlerinde sanığın da bulunduğu 7-8 kişi tarafından ellerinde sopalar olduğu halde darp edildiği, katılanın vücudunda ekimotik alanlar, hematomlar oluştuğu, ayrıca oksipital kemikte kırık meydana geldiği, … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.05.2021 tarihli adlî muayene raporuna göre oksipital kemikte kırık oluşturması nedeniyle kişinin yaşamını tehlikeye sokacak bir duruma neden olduğu ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkilediği anlaşılmıştır.
2. Sanığın inkara yönelen savunması, katılan beyanı, bu beyanı doğrular mahiyetteki adli muayene raporları, tanık anlatımları, tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, zamanaşaımı süresinin dolduğuna, lehe hükümlerin uygulanması talebine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, bu beyanı doğrular nitelikte adli muayene raporları ve tanık … A.’nın anlatımıyla saptandığı, sanığın üzerine atılı suça ilişkin olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin 22 yıl 6 ay olduğu ve inceleme tarihi itibarıyla sürelerin dolmadığı, sanık savunması ve katılan beyanında göre mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin
bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/1446 Esas, 2022/3441 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Enez Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.