Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12650 E. 2023/5060 K. 13.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12650
KARAR NO : 2023/5060
KARAR TARİHİ : 13.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanık …’in temyiz isteğinin hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, katılan sıfatına yönelik temyiz isteğinde bulunmadığı anlaşılarak inceleme yapılmıştır.

Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin kanun yolu başvurusu olmadığı tespit edilmiştir.

Sanık … hakkında katılanlar … ve …’ya karşı silahla tehdit ve katılan …’ya karşı kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 Tarihli ve 2015/233 Esas, 2016/85 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık …’in, …’ya karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Katılan sanık …’nın, …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Katılan sanık …’nın, …’e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık …’nın temyiz isteği; eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
2. Sanık …’in temyiz isteği; eyleminin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığına ilişkindir.
3. Katılan sanık …’nın temyiz isteği; ağır tahrik altında kaldığına, eyleminin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan sanıklar … ve …’nın kardeş olup emlakçılık işi ile uğraştıkları, katılan sanıklar … ve …’in halalarının … bulunan arazisini … soyadlı kardeşlere satmasından kaynaklı taraflar arasında anlaşmazlıkların bulunduğu, olaydan birgün önce de … soyadlı kardeşlerin babası … aralarında çıkan tartışmanın adli mercilere

intikal ettiği, olayın başlangıcına ilişkin taraf anlatımları farklı olmakla birlikte olay günü her iki tarafın yolda karşılaştıkları, tartışmaya başladıkları ve bu esnada adliyeye doğru yürüdükleri, adliyede polis memuru olan tanık … K.’nin durumu fark etmesi üzerine katılan sanık …’i adliye binası içine aldığı ve kapıyı kapattığı, diğer katılan sanıkların kapı önünde tartışmaya devam ettikleri, katılan sanıklar … ile …’in karşılıklı kavga etmeye başladıkları ve her ikisinin de yere düştüğü, bu esnada katılan sanık …’nın katılan sanık …’in kulağına vurduğu, kardeşinin darp edildiğini gören katılan sanık …’in adliyenin içerisinden çıkarak kavgaya dahil olduğu, ruhsatsız tabancayı çıkartarak katılan sanık …’in başına silahın kabzası ile vurduğu ve silahı doğrulttuğu, bu esnada görevli polis memuru tanığın olaya müdahale ettiği ve silahı almaya çalıştığı, meydana gelen olay neticesinde katılan sanık …’in sağ dizde abrazyon, sol kulak üzerinde ekimoz- ödem ve burun kemiğinde kırık meydana geldiği, katılan sanıklar … ile …’nın vücudunda abrazyon ve kesi meydana geldiği anlaşılmıştır.

2. Katılan sanıklar kendilerini savunmak için karşılık verdiklerini beyan etmişlerdir.

3. Katılan sanık …’in yaralanmasına ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 27.04.2015 tarihli kati adli muayene raporunda;
“Şahsın şubemizde yapılan muayenesinde; burun radiksinde korizontel 0.5 cm.lik nedbemsi alan izlendi. Bunun yaklaşık 1.5 cm’lik alt kısımda oblik seyirli daha eski bir tarihte oluştuğunu ifade ettiği 1.5 cm’lik nedbe görüldü.Ekte gönderilen CD formatlı grafinin tarafımdan tetkikinde; burun uç kısımı nazal kemikte lineer fraktür izlendi.
SONUÇ: *Kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı,
*Basit bir tıbbi müdahale ile GİDERİLEMEYECEK nitelikte olduğu,
*Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında kişide tespit edilen kırığın hayat fonksiyonlarının HAFİF (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,”
Şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

4. Katılan sanık …’nın yaralanmasına ilişkin düzenlenen Yenişehir İlçe Devlet Hastanesinin 07.04.2015 tarihli kati raporunda;
“Sağ el 1. ve 2. parmak dış yüzeyinde abrazyonları mevcut.Basit bir tıbbi müdahale ile iyileşir.”
Şeklinde görüş bildirilmiştir.

5. Katılan sanıkların aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, katılan sanıkların yaralanmalarına ilişkin adli muayene raporları, olay yakalama üst arama muhafaza altına alma tutanağı, katılan sanıkların adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Silahla Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Sanık … Hakkında Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama ve Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan sanık …’nın eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiğine, vesaire, sanık …’in eyleminin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ve katılan sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, oluşa ilişkin taraf anlatımlarının farklılık arz ettiği ve her iki tarafın da yaralandığı olayda, Mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin bir şekilde belirlenemediğine işaret edildiği, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık ve katılan sanık lehine yorumlanmasıyla haklarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle sanık ve katılan sanığın eyleminde meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından katılan sanığın ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 09.04.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 … fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde
zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Silahla Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan sanıklar … ve …’nın kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının,

Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B. Katılan Sanık … Hakkında Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama ve Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/233 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararında katılan sanık … ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık … ve sanık …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/233 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.07.2023 tarihinde karar verildi.