YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12379
KARAR NO : 2023/2612
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/241 E., 2023/213 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2020 tarihli ve 2019/1-52 Esas, 2020/359 Karar, 12.03.2020 tarihli ve 2018/1-337 Esas, 2020/176 Karar, 23.10.2018 tarihli ve 2017/1-842 Esas, 2018/457 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “Feragat” ya da “Vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil, yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “İstek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık müdafii 12.02.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunmadan önce sanığın 07.02.2023 tarihli “Almış olduğum cezamın onaylanmasını istiyorum, avukatımın itirazına katılmıyorum ” şeklindeki dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafiisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı, kaldı ki sanığın dilekçesinin yazım tarihi itibariyle ortada bir temyiz isteği henüz bulunmadığından temyizden vazgeçme durumunun da söz konusu olamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
A. İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararının sanık müdafî tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/616 Esas ve 2022/1050 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 119/1-c, 151/1. maddeleri uyarınca kurulan “1 yıl 8 … hapis ” ve “4.000,00 TL adli para” cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafînin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.06.2022 tarihli ve 2022/47482 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında katılanın yetkili olduğu kolejden hırsızlık yapması şeklindeki eylemiyle üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 43/2, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/616 Esas ve 2022/1050 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun’un 100. maddesi uyarınca hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar
verilmiştir.
3. Anılan mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafînin temyiz istemi; okul sahibinin şikâyetçi olup olmadığının sorulmadığından taraf sıfatı yokluğundan dosyanın bozulması gerektiğine, sanığın hırsızlık kastının olmadığına, bir kısım zararın giderildiğine, kalan zararın giderilmesine fırsat verilmediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay günü geceden sayılan saat 02.00 sıralarında, kimliği tespit edilemeyen faili meçhul kişi ile birlite katılan …’nun yetkilisi olduğu özel okulun yanındaki sokağa, sanık tarafından kiralanan araç ile geldikleri, faili meçhul kişinin okulun kantin bahçe kapısını kanırtarak zorlamak suretiyle zarar vererek okula girdiği, okula ait 5.300,00 TL nakit para, toplam değeri 12.000,00 TL civarında olan 6 adet hard disk ile aynı okulda çalışan diğer katılana ait bir adet 700,00 TL değerindeki hard diski alarak çıktığı, sanığın da gözcülük yapmak suretiyle suçlara asli fail olarak iştirak ettiği, sanığın ve faili meçhul kişinin olay yerinden beraber uzaklaştıkları, sanığın duruşmada maddi zararı ödemek istediğini söylemesi üzerine 2 kez makul süre verilmesine rağmen 1.000,00 TL ödeme yaptığı, katılanların alınan beyanlarında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına muvafakat etmemeleri sebebiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın mahkûmiyet hükmü verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça konu kolejin yetkilisinin şikâyetçi olarak katılan sıfatını aldığı, sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın tevil … ikrarı, dosya içerisinde yer alan Görüntü İzleme Tutanağı’na göre sanığın kimliği tespit edilemeyen bir şahısla birlikte gece vakti olay yerine geldikleri, sanığın bina önünde beklediği, faili meçhul kişinin binaya girerek katılanlara ait eşyaları aldıktan sonra olay yerinden beraber ayrıldıklarının tespit edilmesi karşısında atılı hırsızlık suçunun sübuta erdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği gibi İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada zararı gidermesi için imkân verilmesine karşın sanığın katılanların zararının bir kısmını giderdiği, katılanların sanık hakkında kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermedikleri, usûlüne uygun olarak verilen sürelere rağmen de zararın tamamının giderilmemesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında da hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararında sanık müdafîi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.