YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1563
KARAR NO : 2023/2591
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/346 E., 2018/943 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK :…
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM :İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, onama
1.Sanık … müdafiinin, sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 17.04.2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2015 tarihli ve 2015/4345 Esas No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 31/3, 63, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddeleri, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2015 tarihli ve 2015/3308 Esas No.lu iddianamesi ile de sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açıldığı, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında, eyleminin yağma suçunu oluşturma ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilerek dosyanın Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2016/244 Esasına kaydedildiği, suça sürüklenen çocuk … hakkında ise, Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 08.05.2015 tarihli ve 2015/233 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2016 tarihli ve 2015/443 Esas, 2016/406 Karar sayılı kararı ile, dosyanın aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2016/244 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, tarihli ve 2016/244 Esas, 2017/160 Karar sayılı kararı ile, sanık …’ın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, 168/3-2, 62, 53. maddeleri gereğince 5 yıl 10 … hapis cezası ile cezalandırmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, suça sürüklenen çocuk …’ın aynı Kanun’un 149/1-c, 31/3, 168/3-2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 … hapis cezası ile cezalandırmasına karar verildiği, kararın sanık müdafii, suça sürüklenen çocuk müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin,15.06.2017 tarihli ve 2017/1708 Esas, 2017/1700 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gerekçesi ile bozularak, dosyanın incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2017/275 Esas, 2017/302 Karar sayılı kararı ile ” İstinaf mahkemesi tarafından yargıtay denetimine tabi hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla birlikte 5271 sayılı Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu’nun 284. maddesi gereğince zorunlu olarak hüküm kurulduğu” gerekçesi ile, sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, 168/2, 62, 53. maddeleri gereğince 5 yıl 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, suça sürüklenen çocuk …’ın aynı Kanun’un 149/1-c, 31/3, 168/3-2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafiileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.04.2018 tarihli ve 2018/346 Esas, 2018/943 Karar sayılı kararı ile, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2017/275 Esas, 2017/302 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 142/-b, 168/2, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, suça sürüklenen çocuk …’ın aynı Kanun’un 142/2-b, 31/3, 168/2, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 4 … 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği olayda;
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ilk olarak verdiği 25.04.2017 tarihli ve 2016/244 Esas, 2017/160 karar sayılı mahkûmiyet kararının istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın eylemin yanlış nitelendirildiği gerekçesiyle bozma kararı verilerek dosya Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen kararda, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanun’un 289/1. maddesinin bentlerinde yer alan kesin hukuka aykırılık hallerinin veya aynı Kanun’un 280/1-f. maddesinde sayılan sebeplerin bulunması halinde kararın bozulmasına karar verileceği, aynı Kanun’un 280/1-g. maddesine göre diğer hallerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmesi görektiği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak hükmün esasına etki edecek hususlardan tarafların bayını da alınmak suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2017/275 Esas, 2017/302 Karar sayılı kararı ile bu karara yönelik İstinaf incelemesi yapan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.04.2018 tarihli ve 2018/346 Esas, 2018/943 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenmiş olup;
Tüm bu açıklamalar ışığında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, eylemin yanlış nitelendirildiği nedenine dayanılarak bozma kararı verilemeyeceği, dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince, davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2017/1708 Esas, 2017/1700 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.