Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12313 E. 2023/982 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12313
KARAR NO : 2023/982
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/429 E., 2019/133 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onandıktan sonra, davalı Hazine ve Orman İdaresinin karar düzeltme başvurusu üzerine aynı Daire tarafından bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine, davalı … İdaresi, davalı … ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ilçesi … Mahallesi … Mevkinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği tahmini 7000 m2 büyüklüğündeki tapusuz arazinin 20 yıldan daha fazla süredir müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu beyan ederek, taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 ve 1953 yıllarında yapılarak kesinleşen orman tahdidi, 1972 yılında arazi kadastrosu, 1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmaları mevcut olup, dava konusu taşınmazın arazi kadastrosu sırasında orman olarak tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 2/B arazisi niteliğinde olduğunu ve niteliği gereği zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile taşınmazın orman vasfı ile tapuya tescilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2011 tarih ve 2010/154 Esas, 2011/185 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 11.07.2010 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 7.838,013 m2’lik kısmın 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesi uyarınca davacı adına sulu tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2011 tarih ve 2010/154 Esas, 2011/185 Karar sayılı önceki kararı, davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.04.2017 tarih ve 2016/8575 Esas, 2017/2915 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

3. Onama kararına karşı, davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekillerinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarih ve 2017/8140 Esas, 2017/7808 Karar sayılı ilamıyla, ek rapor aldırılması ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) gereğince … Başkanlığına gerekçeli kararın ve onama kararının tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenmesi için dosya ilk derece mahkemesine geri çevrilmiş ve geri çevirme sonrası dosyanın daireye gönderilmesinden sonra, davalı Hazine ve Orman İdaresinin karar düzeltme, davalı … Belediye Başkanlığının ise temyiz talebinde bulunduğu belirtilmek suretiyle yapılan inceleme sonunda 18.06.2018 tarih ve 2018/2148 Esas, 2018/4511 Karar sayılı ilamla; “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre sair karar düzeltme istemlerinin yerinde görülmediği, 4721 sayılı Kanun’un 713/3 üncü maddesi uyarınca tescil davalarının, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılması gerektiği, hüküm tarihinden sonra 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un 1/2 nci maddesi ile … Büyükşehir Belediyesinin sınırlarının il mülkî sınırları olarak genişletildiği; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katıldıkları, dosyanın halen karar düzeltme aşamasında derdest olduğu, bu durumda; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu (5216 sayılı Kanun) hükümleri ve 6360 sayılı Kanun’un geçici 1 nci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, Bozyazı Belediyesinin sınırları içinde yer aldığı … Büyükşehir Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde anılan kurum davaya dahil edilmeden, davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, hüküm tarihinden sonra sadece belediye başkanlığına gerekçeli karar ve Yargıtay ilamı tebliğ edilerek savunma hakkının da kısıtlandığı, taraf sıfatının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğu ve istek olmasızın re’sen gözetileceği, bu usul eksikliğinin giderilmesinin, ileride doğabilecek telafisi mümkün olmayan hukuki sonuçlar ve usuli kazanılmış haklar bakımından zorunlu olduğu, bu sebeplerle; 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince açılan tescil davalarında Hazine yanında yasal hasım konumunda olan büyükşehir belediye başkanlığının davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, bu nedenle dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye … Büyükşehir Belediye Başkanlığına tebliğ edilerek husumetin yaygınlaştırılması, açılan davaya karşı diyecekleri sorulması, kendilerine savunma hakkı verilerek ileri sürecekleri yazılı delilleri toplanması bundan sonra işin esası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği, açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı, Dairece hükmün onanmasının yanılgıya dayalı olduğu” belirtilerek, davalı Hazine ve Orman İdaresinin karar düzeltme, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.04.2017 tarihli ve 2016/8575 Esas, 2017/2915 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2011 tarihli ve 2010/154 Esas, 2011/185 Karar sayılı kararının bozulmasına, bu aşamada davalı Hazine ve Orman İdaresinin karar düzeltme istemi ile … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin işin esasına ilişkin sair hususların incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın 1953 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları dışında bırakıldığı, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanlarına göre 1976 yılında davacı olan derneğin tasarrufuna geçtiği, o tarihten önce de taşınmazın derneğe bağışlayan … Tüzün’ün zilyetliğinde bulunduğu, kanalın açıldığı tarih olarak ifade edilen 1965 yılında dahi tarım arazisi olarak kullanılmaya elverişli olan bir arazi olduğu, orman niteliğini taşımadığı, kadastro tespiti sırasında orman olarak tespit dışı bırakılması ve bu işleme karşı itirazda bulunulmaması ve dava açılmaması nedeni ile 1972 yılı ile taşınmazın imar planı içine alındığı 2001 yılları arasındaki durumu nazara alındığında, taşınmaz derneğe bağışlanmadan önceki dönemde sahibi olan … Tüzün tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı, 1976 yılından sonra da dernek tarafından derneğe gelir getirmesi amacıyla tarımsal faaliyetlerde kullanıldığı, zaman zaman da gelir elde etmek amacıyla kiralandığı, 1976 – 2001 tarihleri arasında dernek tarafından taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca ve kazandırmaya elverişli bir zilyetlik olduğu, bilirkişi raporları doğrultusunda davacı dernek yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 11.07.2011 tarihli krokide (A) harfi ile sarı renk ile taralı olarak gösterilen 7.838,013 m2’lik kısmın 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesi uyarınca davacı adına sulu tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine, davalı … İdaresi, davalı … Belediye Başkanlığı ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik araştırmaya dayalı olarak verildiğini ileri sürerek, bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin çevresinin orman olduğunu, davacı adına tesciline karar verilmesinin orman bütünlüğünü bozacağını, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.

3. Davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine imar ihya ve zilyetlik şartlarının oluşmadığını, denetime elverişli olmayan rapora göre hüküm kurulduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.

4. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; zilyetlikle kazanım koşullarının davacı yararına oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 14, 17 ve 18 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine, davalı … İdaresi, davalı … Belediye Başkanlığı ve davalı … vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduklarından Hazineden ve DSİ Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

265,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 793,13 TL’nin temyiz eden … Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.